Aggressive türkçesi Aggressive nedir

Aggressive ile ilgili cümleler

English: I can be more aggressive if you'd like.
Turkish: Eğer istiyorsan biraz daha saldırgan olabilirim.

English: He assumed an aggressive attitude toward me.
Turkish: Bana karşı saldırgan bir tavır takındı.

English: Ali sometimes is very aggressive and likes to start arguments.
Turkish: Ali bazen çok saldırgandır ve tartışmaları başlatmayı sever.

English: Ali is an aggressive person.
Turkish: Ali saldırgan bir kişi.

English: He is not aggressive enough to succeed in business.
Turkish: O, iş dünyasında başarılı olmak için yeterince agresif değil.

Aggressive ingilizcede ne demek, Aggressive nerede nasıl kullanılır?

Aggressive marketing : Çok güçlü veya enerjik olan ürün promosyonu yapma tarzı. Agresif pazarlama.

Aggressive water : Eritici su. Saldırgan su. Zararlı su.

Non aggressive : Saldırgan olmayan. Girişken olmayan.

Aggressively : Cesurca. Zorla. Saldırganca. İddialı bir şekilde. Düşmanca bir şekilde.

Aggressiveness : Agresiflik. Ataklık. Saldırganlık. Kışkırtılmamış bir şekilde saldırma eğilimi. Cesaret. Kemirgenlik. Güçlülük.

Aggressivity : Agresivite. Saldırganlık.

 

Aggression : Hücum. İhlal. Tecavüz. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırma. Çatışma. Saldırı. Nedensiz kavga. Taarruz.

Nonaggressively : Hakaret edici olmayan bir şekilde. Agresif olmayan bir şekilde. Saldırgan olmayan bir şekilde.

Nonaggressive : Zararsız. Saldırgan olmayan. Betona zararsız. Kavgacı olmayan. Agresif olmayan.

Displacement of aggression : Saldırganlık eğiliminin ona yol açan kişi, toplumsal küme ya da varlık yerine bir başka kişi, küme ya da varlığa yönelmesi olayı. Saldırı sapması.

İngilizce Aggressive Türkçe anlamı, Aggressive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aggressive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bolder : Cesaret isteyen. Cüretli. Utanmaz. Göze çarpan. Küstah. Daha cesur. Gözüpek. Koyu renk yazılmış. Dik.

Brittle : İnce. Kırılgan. Gücenen. Hassas. Kolay kırılır. Gevrek. Nazik. Narin. Bonbon.

Predatory : Başkalarının eşine göz koyup elinden almaya çalışan. Çapulcu. Yağma ile geçinen. Başkalarının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Yırtıcı (hayvan). Yağmacı. Yırtıcı. Yağmacılıkla geçinen. Başkasının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Talancı.

Brashest : Sağanak. Saygısız. Arsız. Kırık kaya parçaları. Kırık buz. Kırık taş. Yüzsüz. Sırnaşık. Küstah.

Assaulter : Hücum eden. Saldıran. Mütecaviz.

Daubed : Leke. Beceriksizce boyamak. Kaplamak. Sürmek. Bulaştırmak. Sıvamak. Lekelemek. Kirletmek. Harç.

Audacious : Küstah. Korkusuz. Cüretli. Yürekli. Cesur. Cesaretli. Gözü pek. Yüzsüz. Atak.

 

Gross : Kaba. Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan. Şişman. Arıtmısız. Bağışlanamaz. Toplam. İnceliksiz. On iki düzine. Oniki düzinelik türküm.

Combatant : Mücahit. Muharip. Kavgacı tip. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Alperen. Dövüşçü. Vuruşmacı. Ateşli bir tartışmaya katılan kimse. Savaşçı.

Bellicose : Savaşçı. Huysuz. Aksi. Dövüşken. Mücadeleci. Savaşkan.

Aggressive synonyms : in your face, battleful, strong growing, fervid, aggressor, blaster, bold, dashing, assailant, atrabilious, full of pep, assaulters, clubby, agressive, bear like, brawling, brashes, vulturine, clubbable, claying, enterprising, truculent, drecks, get tough, feistiest, sociable, assailants, invasive, fast growing, raptorial, clubable, daub, scrappy.

Aggressive zıt anlamlı kelimeler, Aggressive kelime anlamı

Unassertive : Kendine güvenmeyen. Güvensiz. İddaalı olmayan. İddiasız. Hakkını savunmayan.

Unaggressive : İddaasız. Kendine çok güvenmeyen. Öne çıkmaya çalışmayan. Agresif olmayan. Saldırgan olmayan. Kavgacı olmayan.

Amicable : Dostça. Barışçıl. Dostane. Arkadaşça. Dosthane.

Aggressive antonyms : defensive, confined.

Aggressive ingilizce tanımı, definition of Aggressive

Aggressive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characterized by aggression. Unjustly attacking. Tending or disposed to aggress. As, an aggressive policy, war, person, nation. Making assaults.