Agminate türkçesi Agminate nedir

  • Agminat.
  • Birlikte gruplaştırılmış.

Agminate ingilizcede ne demek, Agminate nerede nasıl kullanılır?

Agminated : Kümeli. Toplanmış. Kümelenmiş. Birlikte kümelenmiş.

Be caught in a quagmire : Batağa saplanmak. Bataklığa saplanmak. Çıkmazda olmak.

Quagmire : Çıkmaz. Bataklık. Kördüğüm. Batak.

Quagmires : Çıkmaz. Kördüğüm. Bataklık. Batak.

Stalagmit : İnlerin döşemesinde, kalsiyum oksit karbon tuzlarının çökelmesiyle oluşmuş sütun biçiminde damla taşları, (a. bk. damlataşı.). Dikit.

Stalagmite : Stalagmit. İstalagmit. Dikit. Karst bölgelerinde büyük mağaraların tabanında, aşağıdan yukarıya doğru direk biçiminde yükselen kireçli oluşuklardan her biri. bk. sarkıt.

Stalagmites : Stalagmit. Dikit. İstalagmit.

Stalagmitic : Dikite benzeyen. Dikitlerle ilgili.

İngilizce Agminate Türkçe anlamı, Agminate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Work : İşlemek. Emek sarfetmek. Koparmak (para). İşe yaramak. Yapıt. Çabalamak. Çalıştırmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Meşgul olmak.

 

Preponderate : Baskın çıkmak. Ağır çekmek. Üstün olmak. Hakim olmak. Ağır basmak. Ağır gelmek. Üstün gelmek.

Outbalance : Daha ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Geçmek. Üstün gelmek. Ağır çekmek.

Rule : İlke. Sözü geçmek. Egemenlik. Yönetmek. Hükmetmek. Egemen olmak. Bir bilimsel dizgede bilgi üretmek üzere uyulan özel işlem tutamakları. Dizginlemek. Emretmek. Hüküm sürmek.

Predominate : Baskın olmak. Üstün olmak. Üstün gelmek. Üstün olmak (sayı veya nüfuz veya kuvvet veya etki veya derece açısından). Ağır basmak. Çoğunlukta olmak. Galip gelmek. Hakim olmak.

Act upon : Etki. -e göre davranmak. Göre davranmak. -e göre hareket etmek.

Reign : Padişahlık. Zaman. Hükümdarlık dönemi. Egemen olmak. Hükümdarlık. Saltanat. Saltanat devri. Olmak. Saltanat sürmek. Sultanlık.

Overarch : Hakim. Üzerinde kemer meydana getirmek. Üzerinden kemer yapmak.

Overbalance : Devirmek. Dengeyi bozmak. Dengesini bozup düşürmek. Tartıda ağır gelmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Dengesini bozmak. Dengesini kaybedip düşmek. Dengesini kaybetmek. Fazlalık.

Prevail : Kafalamak. Yenmek. Geçerli olmak. Egemen olmak. Yürürlükte olmak. Galip gelmek. Etkili olmak. Galebe çalmak. Başarmak. Yerine geçmek.

Agminate synonyms : possess, outweigh, overbear, override, influence.

Agminate zıt anlamlı kelimeler, Agminate kelime anlamı

Calm : Soğuk. Soğukkanlı. Ağırbaşlı. Yatıştırmak. Sakin. Esintisiz. Gürültüsüz. Durgun. Dinmek (fırtına). Serinkanlı.

Agminate ingilizce tanımı, definition of Agminate

Agminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the agminated glands of Peyer in the small intestine. Grouped together.