Airboat türkçesi Airboat nedir

  • Bataklıklarda ve sığ sularda kullanılan uçak pervanesi tarafından çalıştırılan altı düz tekne.
  • Bataklık teknesi.
  • Sürat teknesi.

Airboat ingilizcede ne demek, Airboat nerede nasıl kullanılır?

Airboats : Bataklık teknesi. Bataklıklarda ve sığ sularda kullanılan uçak pervanesi tarafından çalıştırılan altı düz tekne. Sürat teknesi.

Airborne alternate control station : Bir hava aracında bulunan kontrol alt sistemi. Wı_source:airborne alternate control station (airborne alternate control station) havada yönlendirme kontrolü istasyonu. Aacs.

Airborne dust : Asılı toz.

Airborne early warning : Havadan erken uyarı. Havadan erken ihbar. Havadan erken uyarı sistemi.

Airborne equipment : Uçakla taşınan teçhizat. Uçakla taşınan techizat. Havada taşınan teçhizat.

Airborne warning and control system : Awacs.

Airborne fire control radar set : Havadan gelen ateş kontrol radar seti.

Airbase : Hava üssü. Tenek üssü.

Airborne troop : Hava indirme kıtası. Hava indirme birlikleri.

Airborne troops : Hava indirme kıtaları. Hava indirme birlikleri. Hava yoluyla nakledilen birlikler.

İngilizce Airboat Türkçe anlamı, Airboat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Airboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Field : Saha. Arazi. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Alan. Tarla. Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Sahaya çıkarmak (bir spor takımını).

Hydroplanes : Deniz uçağı. Denizaltı su kanadı. Su yüzeyinde hızla giden deniz motoru. Su uçağı. Suya inebilen uçak.

Landing field : Pist. İniş alanı. İniş sahası. Havaalanı. İniş meydanı. Uçuş meydanı. Uçak pisti.

Aerodrome : Alan. Hava meydanı. Uçuş iniş pisti. Havaalanı. Uçak iniş pisti. Ayrodrom. Havaalanı için kullanılan eski bir terim. Hangar. Küçük tenekalanı. Havalimanı.

Hangar : Hangar.

Motorboats : Motor. Motorlu bot. Motorlu tekne. Motorlu kayık. Deniz motoru. Motorlu gemi. Hız botu. Motorbot.

Powerboats : Motorbot. Motorla çalışan gemi. Çoğunlukla yarışlar için kullanılan güçlü motorlu tekne. Hız botu. Hızlı motorbot. Deniz motoru.

Control tower : Kumanda kulesi. Uçuş kontrol kulesi. Havaalanında uçakların hareketlerinin içinden kontrol edildiği yapı. Kontrol kulesi.

Ventilate : Taze hava vermek. Belirtmek. Açığa vurmak. İfade etmek. Oksijen vermek. Hava vermek. Havalandırmak. Açıkça tartışmak.

Airboat synonyms : repair shed, airdock, airport terminal, airboats, airdrome, air, freshen, speed boat, speedboat, drome, clipper, flying field, powerboat, motorboat, hydroplane, heliport, air terminal, speedboating, airfield, vent, speedboats, refresh.

Airboat zıt anlamlı kelimeler, Airboat kelime anlamı

Airboat antonyms : surface ship.