Field türkçesi Field nedir
- Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi.
- Top atmak (kriket).
- Çayır.
- Saha.
- Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı.
- Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer.
- Tarla.
- Cevaplandırmak.
- Otlak.
- Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak.
- Arazi.
- Alan.
- Cevabı yapıştırmak.
- Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü.
- Sahaya çıkarmak.
- Sahaya çıkarmak (bir spor takımını).
- Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik.
- Oyun alanı.
Field ile ilgili cümleler
English: A field of grass can be quite beautiful.
Turkish: Bir çim alan oldukça güzel olabilir
English: Crows all but destroyed the farmer's field of corn.
Turkish: Kargalar çiftçinin mısır alanını harap ettiler.
English: A green field is a beautiful field.
Turkish: Yeşil bir alan güzel bir alandır.
English: Even though it was raining, they went on their field trip.
Turkish: Yağmur yağmasına rağmen okul gezilerine devam ettiler.
English: A big tree in the field was struck by lightning.
Turkish: Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.
Field ingilizcede ne demek, Field nerede nasıl kullanılır?
Field ambulance : Savaş alanında yaralı askerleri toplayan askeri ambulans. Sahra ambülansı.
Field and track athletics : Bir koşu parkurunda ve bitişik alanlarda gerçekleştirilen rekabetçi spor müsabakaları (ör. koşma, sıçrama, disk atma, vb.).
Field application engineer : Saha mühendisi. Fae. Saha uygulama mühendisi. Bir iş alanında çalışan ve pratik uygulamalar yapan mühendis (teorik çalışmanın zıttı).
Field artillery : Savaş topçusu. Sahra topçu sınıfı. Saha topçusu. Sahra topçusu. Savaş alanında kullanılan ateşli silahlar (bindirilmiş silahlar veya roket lançerleri gibi).
Field battery : Savaş alanında kullanılan silahların kurma seti.
Field camera : El alıcısı ile işlik alıcısı arasında yer alan, dışarıda çevirimlerde kullanılan, taşınabilir alıcı. Orta boy alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Field contents : Alan içeriği.
Field block anaesthesia : Hat blok anestezi. Yerel infiltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin kesi yapılacak hat boyunca enjekte edilmesi biçiminde uygulanan anestezi tekniği.
Field builder : Alan oluşturucu. Alan oluşturucusu.
Field book : Rölöve defteri. Arazi defteri.
İngilizce Field Türkçe anlamı, Field eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Field ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cropland : Ekenek. Mahsul ekmek için kullanılan toprak.
Domain : Beylik arazi. İhtisas. Malikane. Mülk. Çevre. Bilgi alanı. Muhit. Memleket. İlgi alanı.
Playgrounds : Oyun alanları. Okul bahçesi. Oyun bahçesi.
Dominions : Sahiplik. Hükümdara ait arazi. İdare. Dominyon. Hüküm. Sömürge. Hakimiyet. Yönetme hakkı. Egemenlik.
Area : Yöre. Area. Harekat bölgesi. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Boşluk. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Alan, yer, saha. Civar.
Battlefield : Missouri eyaletinde şehir. Muharebe meydanı. Savaş meydanı. Harp meydanı. Savaş alanı. Muharebe sahası. Cenk meydanı.
Grass : Marihuana. Çim. Vurmak kuş. Ot yemek. Otlatmak. Otlamak. Çim kaplamak. Esrar.
Rejoined : Kavuşmak. Yeniden birleştirmek. Karşılık vermek. Tekrar katılmak. Tekrar iştirak etmek. Cevaba cevapla karşılık vermek. Tekrar birleştirmek. Yeniden iştirak etmek. Cevap vermek.
Rice paddy : Çeltik tarlası. Pirinç tarlası.
Field synonyms : piece of land, piece of ground, field of honor, field of battle, grain field, sportsfield, open space, fen, football field, herbages, aerodrome, battlefront, grounds, parcel of land, purview, answered back, infield, grainfield, field of play, territory, hay meadow, fielded, clearing, riposte, arable field, cattle range, ambit, recreation ground, estates, landed property, parcel, wong, grazings.
Field ingilizce tanımı, definition of Field
Field kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cleared land. To catch, stop, throw, etc. (the ball), as a fielder. The open country. Cultivated ground. To take the field. Land suitable for tillage or pasture.

Bu kısımda Field kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Field ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Field anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Field ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.