Playgrounds türkçesi Playgrounds nedir

  • Oyun alanları.
  • Oyun bahçesi.
  • Okul bahçesi.
  • Oyun alanı.

Playgrounds ingilizcede ne demek, Playgrounds nerede nasıl kullanılır?

Playground apparatus : Açık hava oyun araçları. Çocukların açık havada oynadığı salıncak, tırmanma merdiveni, kaydırak, tünel ve kum havuzu gibi araçlar.

Adventure playground : Serüven alanı.

Playground : Eğlendirici ve dinlendirici etkinlikler için genellikle okul bahçesinin bir bölümünde ayrılan, uygun araç ve gereçlerle donatılan yer. 2-okulda beden eğitimi çalışmalarının, özellikle oyun ve spor gibi etkinliklerin yapıldığı alan. Oyun sahası. Okul bahçesi. Park. Oyun alanı. Çocukların oyun alanı. Oyun yeri. Okul teneffüs avlusu. Kentlerde oturma alanlarına yakın, taşıt gidiş gelişine kapalı, çocukların oynamaları için türlü gereçlerle donatılmış açık ve yeşil alan türü.

Playgroup : Anaokulu. Oyun grubu.

Playgroups : Oyun grubu. Anaokulu.

İngilizce Playgrounds Türkçe anlamı, Playgrounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Playgrounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teeter totter : Tahterevalli.

Teetertotter : Tahterevalli.

Watering place : İçmeler. Doğal bir su kaynağı. Plaj. Kaplıca. Hayvanların su içmesine elverişli yer. Termal. Kıyıda bulunan tatil yeri. Suvat.

 

Schoolyards : Okulun açık hava basketbol sahası. Okulda oyun sahası.

Playfield : Eğlendirici ve dinlendirici etkinlikler için genellikle okul bahçesinin bir bölümünde ayrılan, uygun araç ve gereçlerle donatılan yer. 2-okulda beden eğitimi çalışmalarının, özellikle oyun ve spor gibi etkinliklerin yapıldığı alan. Spor alanı.

Arena : Meydan. Alan. Eski roma açıkhava gösterisine özgü geniş yer (elips biçimi). seyirciler ortasında bir oyun yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Roma imparatorluğu döneminde açık havada yapılan gösteriler için yapılmış geniş, çoğu kez değirmi biçimde oyun yeri. seyircilerin ortasında oyun yeri olan çevreli tiyatro'nun büyüğü. Saha. Spor kompleksi. Sahne. Arena.

Teeter : Sallanmak. Düşecek gibi olmak. Tahterevalli. Sendelemek. İki yana sallan. Bocalamak. Sendeleme.

Spa : Ilıca. Kaplıca şehri. Kaplıca maden suyu kaynağı. İçmeler. İrlanda'da yerleşim yeri. Kaplıca. İçmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı.

Acting area : Oyunun oynandığı alan ya da yükselti.

Watering hole : Söz taşıyan. Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Boşboğaz. Suvat. Laf taşıyan. İngilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük. Yalak. Bar veya taverna. Hayvanların su içmesine elverişli yer. Doğal bir su kaynağı.

Playgrounds synonyms : borsht belt, borscht circuit, borscht belt, resort hotel, dandle board, tilting board, playground slide, borsht circuit, resort area, sliding board, holiday resort, field, resort, vacation spot, curtilage, field of play, stage area, seesaw, acting style, playing field, area, teeterboard, grounds, swing, sportsfield, yard, schoolyard, slide, country, playground, recreation ground.