Airtime türkçesi Airtime nedir

  • Yayın için tahsis edilmiş olan zaman aralığı (radyo ve televizyon).
  • Yayın saati.
  • Yayın süresi.
  • Müşterinin cep telefonu kullanarak geçirdiği zamanın toplamı.
  • Yayın zamanı.
  • Bir programın yayınlandığı zaman.

Airtime ingilizcede ne demek, Airtime nerede nasıl kullanılır?

Airtight : Hava sızdırmaz. Kaçar yolu olmayan. Tenek geçirmez. Hava geçmez. Hava geçirmez.

Airtight alibi : Kaçar yolu olmayan mazeret. Tartışılmaz açıklama.

Airtight commitment : Tamamıyla yükümlü olma. Kaçar yolu olmayan bağlılık. Eksiksiz sorumluluk.

Airtight furnace : Hava sızdırmaz fırın.

Airtightness : Hava geçirmezlik. Tenek sızdırmazlık. Hava sızdırmazlık. Havaya karşı geçirmez olma niteliği.

Air adjusting screw : Rölanti ayar vidası.

Air alert : Hava alarmı. Hava alarm durumu.

Air a grievance : Sıkıntıyı dile getirmek. Yaraya neşter vurmak. Öfkesini belirtmek. Şikayet etmek.

Air admission : Hava girişi. Tenek girişi.

Air accumulator : Hava akümülatörü.

İngilizce Airtime Türkçe anlamı, Airtime eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Airtime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clock : Duvar saati. Çorabın iki yanındaki ajur. Taksimetre. Saat. Hız göstergesi. Saat tutmak. Duvar veya masa saati. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Kronometre. Düzenli zaman aralıklarında vuruşlar üreten elektronik çevrimi. zamanuyumlu bilgisayarda her bir temel işlem saat vuruşlarına uygun biçimde gerçekleştirilir.

 

Fleet : Yürük. Filo. Alay. Çevik. Fani. Donanma. Çabuk. Park. Seyretmek. Süratli.

Transmission time : Herhangi bir televizyon izlencesinin başlaması ile sona ermesi arasındaki süre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Time : Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Zaman. Ayarlamak. Vakit. Kere. Süre tutmak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Kurmak. Kez. Belirli bir zamana göre ayarlamak.

Duration of transmission : Herhangi bir televizyon izlencesinin başlaması ile sona ermesi arasındaki süre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Line : Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Düzdizim çizgisi. Çizgi. İçini kaplamak. Askı halatı. Astar kaplamak. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Kırıştırmak. Sıra.

Airway : Aydınlık. Uçuş yolu. Havalandırma galerisi. Hava galerisi. Solunum yolu. Hava yolu. Havayolu. Hava bacası.

Airtime synonyms : airline business, air time.

Airtime zıt anlamlı kelimeler, Airtime kelime anlamı

 

Solid : Katı hal. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Kesintisiz. Masif. Deliksiz. Metanet. Sert. Katı yiyecek. Güvenilir. Sıvı olmayan.

Liquid : Mayi. Islak. Likit. Sıvı madde. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Akıcı. Akışkan. Mayi, sıvı. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre.