Fleet türkçesi Fleet nedir

Fleet ile ilgili cümleler

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

English: São Paulo has the second largest fleet of helicopters in the world, behind New York, which has 420 helicopters in the whole of the city.
Turkish: Sao Paulo tüm şehirdeki 420 helikopteri ile New York'tan sonra dünyanın en büyük ikinci helikopter filosuna sahiptir.

Fleet ingilizcede ne demek, Fleet nerede nasıl kullanılır?

Fleet admiral : Amiral. Büyük amiral. Abd deniz kuvvetleri'nin en yüksek rütbesi. Filo amirali. Bu ünvanı taşıyan subay.

Fleet air arm : Faa. Filo hava birliği. Gemi bordasındaki uçaklardan sorumlu olan ingiliz kraliyet donanması'nın havacılık bölümü.

Fleet angle : Halat sapma açısı.

Fleet of cars : Birleştirilmiş kontrol altında çalışan arabalar grubu. Araba filosu.

Fleet of foot : Süratli. Hızlı.

Merchant fleet : Ticaret filosu.

Air fleet : Uçakların tümü. Hava filosu. Toplam uçak filosu. Tenek filosu.

 

Mosquito fleet : Küçük savaş gemileri donanması.

Car fleet : Araç filosu.

Fishing fleet : Balıkçılık filosu.

İngilizce Fleet Türkçe anlamı, Fleet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fleet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dapper : Zarif. Açıkgöz. Tetik. Düzgün giyimli. İki dirhem bir çekirdek. Şık ve hareketli. Atak. Şık.

Parkland : Washington eyaletinde şehir. Park ormanı. Park bölgesi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Bozkırlar gibi ağaçsızlığın egemen olduğu bölgelerde görülen ve küçük bir alanda kümelenen orman. Florida eyaletinde şehir.

Earthling : İnsanoğlu. Yeryüzünde yaşayan kimse. Dünyalı.

Actives : Çalışkan. Faal. Etkin. Muvazzaf. İşleyen. Üretken. Aktif. Pratik.

Expeditious : Hızlı. İşbilir. Tez. Eli çabuk.

Have a light foot : Zarif bir şekilde hareket etmek. Hafif adılmı olmak.

Collection : Toplanan para. Para toplama. Tabaka. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. Toplanma. Cibayet. Toplama. Tahsil. Para alımı. Biriktiri.

Beheld : Farkına varmak. Gözlemlemek. Görmek. Bakmak. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak.

Hastier : Daha süratli. Tez. İvedi. Hızlı. Telaşçı. Acele. Aceleci. Düşüncesizce yapılmış.

Navies : Deniz kuvvetleri. Deniz filosu.

 

Fleet synonyms : airline business, commonest, banters, ephemeral, armadas, earthlings, contemplating, express, derision, brisker, cruises, brisking, beholding, quick, contemplated, cortege, fading, fleetest, squadrons, fast, mortal, corteges, navy, parking, fleeting, cruise, pacey, commons, briskest, nomad, fleering, earthborn, accumulation.

Fleet zıt anlamlı kelimeler, Fleet kelime anlamı

Slow : Yavaşlatmak. Yavaş. Uzun süren. Geç anlayan. Geri. Ağır. Yavaşlamak. Geri kalmış. Geç.

Appear : Belli olmak. Belirmek. Görünmek. Gözükmek. İzlenimini vermek. Türemek. Gelmek. Anlaşılmak. Arz-ı endam etmek.

Fleet ingilizce tanımı, definition of Fleet

Fleet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sail. Light and quick in going from place to place. To float. Moving with velocity. To move or change in position. Nimble. To skin the surface of. As, the crew fleeted aft. As, of fleet aft the crew. A creek or inlet. Swift in motion. As, a ship that fleets the gulf. To skim. To pass over rapidly. A number of vessels in company, especially war vessels. A flood. To take the cream from. A river. A bay or estuary. Used only in special phrases. Also, the collective naval force of a country, etc. Obsolete, except as a place name, as Fleet Street in London. To move or change in position. Said of persons.