Algın nedir, Algın ne demek
Algın; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Cılız, zayıf, hastalıklı.
- Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun

Yerel Türkçe anlamı:
Kuvvetli, dolgun.
Alıngan, işkili. 1
Sıcakkanlı, sevimli, cazip.
Soğuktan kurumuş bağ çubuğu: Bu yıl bağlarda kış algını var.
Lâğım, su yolu.
Hızlı akan su.
Yağma, zorla alınmış mal.
Kötürüm.
Alıngan.
Hastalıklı, cılız.
Öfkeli, kinli, düşman: Babam bu sıra çok algın.
Çok, fazla: Döne, algın hastaymış.
Şaşkın, sersem 1
Alışık, yakın, tutkun: Bu arkadaş bana çok algın.
İyi, güzel.
Ağır basan, meyilli (yük): Dengin algın yanını biraz yukarı kaldırın.
Keskin: Sizin bıçak çok algın.
Sevdalı, âşık, vurgun. 1
Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın.
Algın isminin anlamı, Algın ne demek:
Erkek ismi olarak; Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. Sevdalı, âşık, vurgun. Hızlı akan su. Cılız, zayıf.
Algın anlamı, kısaca tanımı:
Algı : Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık. Rüşvet. Kazanç, alacak. Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Vergi.
Soğuk algınlığı : Sıklıkla virüslerin yol açtığı, beden ısısında yükselme, burun akıntısı ile ortaya çıkan solunum yolu hastalığı.
Cılız : Güçsüz, sönük (ışık). Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. İnce. Basit, değersiz, önemsiz.
Zayıf : Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Başarısızlığı gösteren not. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az.
Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.
Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
Tutkun : Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün. Gönül vermiş, meftun, meclup.
Vurgun : Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Silahla yaralanmış olan.
Algın gözle bakmak : Alıcı gözle bakmak.
Algın olmak : Çok çalışmaktan, ağır işten halsiz düşmek, kötürüm hale gelmek.
Algın salgın : Köy muhtarının köylüden topladığı para.
Algıncılık : Hırsızlık.
Algınlaşnıak : Sıhhati bozulmak, güçsüz kalmak.
Algınlık : Düşmanlık, garazlık: Bana algınlığı vardı zaten.
Algın ile ilgili Cümleler
- Kadın burun spreyi kullandı, çünkü şiddetli bir soğuk algınlığı geçirdi.
- Ali onlardan birinden her zaman soğuk algınlığı kapmaktan korktuğu için çocukların etrafında olmaktan hoşlanmaz.
- Bir doktora görünsen iyi olur, sadece bir soğuk algınlığı olmayabilir.
- Derhal yatmaya gitsen iyi olur, yoksa soğuk algınlığın daha da kötüleşir.
- O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.
- O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.
- Ali bu ilacı alırsa soğuk algınlığından kurtulabileceğini söylüyor.
- Bu öğleden sonra havuza gelmiyorum çünkü soğuk algınlığı ve öksürüğüm var.
- Eğer soğuk algınlığına yakalanırsan, bundan kolay kolay kurtulamazsın.
- Eğer soğuk algınlığına yakalanırsanız, bundan kolay kolay kurtulamazsınız.
Diğer dillerde Algın anlamı nedir?
İngilizce'de Algın ne demek? : [alg] n. alga, plant usually found in water, sea-weed
n. perception, sense, sensation, feeling, apprehension

Bu kısımda Algın nedir? Algın ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Algın tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Algın hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.