All things türkçesi All things nedir

  • Tüm şeyler.

All things ile ilgili cümleler

English: Above all things, we must not be selfish.
Turkish: Her şeyden önce, bencil olmamalıyız.

English: Faith makes all things possible.... love makes all things easy.
Turkish: İnanç her şeyi mümkün kılar....aşk her şeyi kolaylaştırır.

English: They want, above all things, to live in peace.
Turkish: Onlar, her şeyden önce, barış içinde yaşamak istiyor.

English: Life is a jest, and all things show it, I thought so once, and now I know it.
Turkish: Bir zamanlar, hayatın bir şaka olduğunu, herşeyin bunu gösterdiğini düşünürdüm. Artık kesin olarak biliyorum.

English: Good health is the most valuable of all things.
Turkish: İyi sağlık her şeyin en değerlisidir.

All things ingilizcede ne demek, All things nerede nasıl kullanılır?

All : Tümüyle. Büsbütün. Tüm. Her şey. Hepsi. Her biri. Alayı. Her. Berabere. Tümünü.

Things : Gidişat. Palto. Durum. İlişkiler. Cisim. Vaziyet. Eşya. Eşyalar. Şeyler. Eşya hukuku.

All things considered : Enine boyuna düşünülürse. Her şey göz önüne alınırsa. Gerçekleri göz önünde bulundurduktan sonra. Tüm konular düşünüldükten sonra.

All things to all men : Herkesin aradığı. Herkesin aradığı veya peşinde koştuğu. Her yerde ve her zaman hazır.

Above all things : Her şeyden önce.

All aboard : Herkes gemiye!.

All about : Her yerinde.