Above all things türkçesi Above all things nedir

  • Her şeyden önce.

Above all things ile ilgili cümleler

English: They want, above all things, to live in peace.
Turkish: Onlar, her şeyden önce, barış içinde yaşamak istiyor.

English: Above all things, we must not be selfish.
Turkish: Her şeyden önce, bencil olmamalıyız.

Above all things ingilizcede ne demek, Above all things nerede nasıl kullanılır?

Above : Çok. Fazla. Yukarıda. Üst. Bir şeyin üstünde. Yukarı. Artık. Yukarıdaki.

All : Tümüyle. Tümünü. Tümü. Her iki taraf. Ne var ne yoksa. Bütün. Berabere. Alayı. Bütünüyle.

Things : İşler. Giysiler. Palto. Eşya hukuku. Vaziyet. Şapka. Eşyalar. Gidişat. Durum. İlişkiler.

Above all : Her şeyden önce. Herşeyden fazla. Herşeyden önemlisi. Hele hele. Özellikle her şeyden önce. Her şeyden çok. Esas olarak. En önemlisi. Bilhassa. Özellikle.

All things : Tüm şeyler.

All things considered : Her şey göz önüne alınırsa. Gerçekleri göz önünde bulundurduktan sonra. Tüm konular düşünüldükten sonra. Enine boyuna düşünülürse.

All things to all men : Herkesin aradığı. Her yerde ve her zaman hazır. Herkesin aradığı veya peşinde koştuğu.

İngilizce Above all things Türkçe anlamı, Above all things eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Above all things ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

First and foremost : Son derece önemli bir şekilde. İlk önce. Hepsinden önce. En başta. [#önce Öncelikle]. Her şeyin başında. Evvela. Birinci sırada. Birincisi ve en önemlisi.

In the first place : Evvelemirde. Evvel emirde. İlk önce en önce. Daha en başta. En önce. Evvela. İlk önce. İlkin.

To start with : Herşeyden önce. İlk iş olarak. İlk zamanlar. Önce. Başlamak için. Başlangıç için. İlkin. İlk olarak. Bir kere.

First of all : En önce. İlkönce. Evvela. Öncelikle. İlk önce. İlkin. İlk olarak. Öncelikli olarak. Herşeyden önce.

Above all : Her şeyden çok. Özellikle her şeyden önce. Bilhassa. Özellikle. En önemlisi. Hele hele. Esas olarak. Herşeyden fazla. Herşeyden önemlisi.

Primarily : Esasen. Aslında. İlk olarak. Herşeyden önce. Öncelikli olarak. En çok. Öncelikle. Ağırlıklı olmak üzere. Başlıca.

First things first : En önemli şeyler ilk önce tamamlanmalıdır. Her şey sırayla. Her şeyin bir sırası var. Öncelikle. Her şey sırasıyla. En önce. İlk başta. Önem sırasına göre.