To start with türkçesi To start with nedir

  • Bir kere.
  • Başlamak için.
  • Başlangıçta.
  • Her şeyden önce.
  • İlkin.
  • Başlangıç için.
  • Önce.
  • İlk zamanlar.
  • Evvela.
  • - ile başlamak için.
  • İlk iş olarak.
  • İlk olarak.
  • Herşeyden önce.

To start with ile ilgili cümleler

English: To start with, who is that man?
Turkish: Her şeyden önce, o adam kim?

English: I'm going to start with this one.
Turkish: Bununla başlayacağım.

English: I thought you might have decided to start without me.
Turkish: Bensiz başlamaya karar vermiş olabileceğini düşündüm.

English: It's fine to make grandiose plans, but I'd like you to start with what you have on your plate.
Turkish: Bu görkemli planları yapmak iyi fakat tabağında sahip olduğunla başlamanı istiyorum.

To start with ingilizcede ne demek, To start with nerede nasıl kullanılır?

To : Oranla. Kadar. Arasında. -e kadar. Ye. İle. -e göre. Göre. -mek -mak (mastar). Ya.

Start : İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlama. Başlatmak.

With : Sayesinde. İle ilgili. Canlı. -la. -lı. İle beraber. Yanına. Beraber. Beraberinde. İle.

To start a car : Motoru çalıştırmak.

Cause to start : Başlamasına neden olmak.

Start with : İle başlamak.

Start with a clean slate : Beyaz sayfa açmak. Sil baştan yapmak. Beyaz bir sayfa açmak.

 

Ready to start : Şevke hazır. Harekete hazır. Başlamaya hazır.

İngilizce To start with Türkçe anlamı, To start with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To start with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anteing : Ön. Bop. Ödemek. Para sürmek. Para koymak. Bop (poker). Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek.

Initially : Önceden. Başlarda. Baştan. Öncelikli olarak. İlk başlarda. Başta.

First things first : Her şeyin bir sırası var. Öncelikle. İlk başta. En önemli şeyler ilk önce tamamlanmalıdır. Her şey sırasıyla. Her şey sırayla. Önem sırasına göre. En önce.

In the first place : Evvelemirde. Evvel emirde. İlk önce en önce. İlk önce. Daha en başta. En önce.

Once : -dimi. -ince. -diği zaman. Bir kez. Eskiden. Bir defa. Bir zamanlar. Birkez. Hemen. Bir sefere mahsus.

First time : İlk sefer için. İlk kez.

Antings : Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek. Ödemek. Bop (poker). Para koymak. Para sürmek. Ön. Giriş.

Preliminarily : Başlangıç olarak. Hazırlayıcı bir şekilde.

Antes : Para koymak. Bop (poker). Ödemek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop. Para vermek. Ön. Para sürmek. Giriş.

To start with synonyms : before anything else, onces, to begin with, for a kick off, primarily, before time, anting, antecedently, originally, erst, ante, avant, at the outset, at the beginning, above all, first, first and foremost, agoing, at first, ago, for one thing, for starters, ere, anted, in limine, for openers, ab ovo, back, for this once, natively, for the first time, before, above all things.