Start türkçesi Start nedir

  • Başlama.
  • Başlatmak.
  • Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır.
  • İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

Start ile ilgili cümleler

English: A mistake young people often make is to start learning too many languages at the same time, as they underestimate the difficulties and overestimate their own ability to learn them.
Turkish: Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.

English: "How do you start this motorcycle?" "Sorry, I really have no idea."
Turkish: "Bu motosikleti nasıl çalıştırıyorsun?" "Üzgünüm, gerçekten hiçbir fikrim yok."

English: "I can't start the engine." - "Let me have a go."
Turkish: "Motoru çalıştıramıyorum." -"Benim denememe izin ver."

English: According to the weather report, the rainy season will start next week.
Turkish: Hava durumu raporuna göre, yağış mevsimi gelecek hafta başlayacak.

English: A start should be made at once.
Turkish: Start derhal yapılmalı.

Start ingilizcede ne demek, Start nerede nasıl kullanılır?

Start a business : Bir ticarethane açmak. Bir işe başlamak. İş kurmak.

Start a car : Motoru çalıştırmak.

Start a fire : Yangın çıkarmak.

 

Start a hare : Dikkatleri başka yöne çekmek. Konuyu saptırmak.

Start a meeting : Toplantıyı açmak.

Start afresh : Baştan almak (işi veya konuyu).

Start a quarrel : Hır çıkarmak. Hırgür çıkarmak.

Start backup : Yedekle. Yedeklemeyi başlat.

Start burning : Yanmaya başlamak.

Start button : Hareket düğmesi. Başlat düğmesi.

İngilizce Start Türkçe anlamı, Start eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Start ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestir oneself : Gayretlenmek. Davranmak. Canlanmak. Harekete geçmek.

Get to : -e varmak. -e noktasına gelmek. Yapabilmek. Dalavereyi anlamak. Noktasına gelmek. Yapıyor bulunmak. Başlamak. Ulaşmak. Lazım olmak. -e gelmek.

Begin : Vücut bulmak. Doğmak. Start almak. Girişmek. Başlamak. Start vermek. Koyulmak. Meydana gelmek. Atılmak. Önayak olmak.

Get the show on the road : Koyulmak. İşe koyulmak. İşleri başlatmak. (argo terim) başlamak. Bir şeye başlamak veya bir şeyi başlatmak.

Jump off : Yüksekten atlamak. Girişmek. Hareket etmek. Koyulmak.

Beginning : Kaynak. Menşe. Başlangıç çekidi. Milad. Köken. İlk adım. Başlangıç. İptida. Baş.

Introduce : Göstermek. Başlamak. Takdim etmek. İlk kısmını oluşturmak. Tanıtmak. Öğretmek. Sunmak. Ortaya koymak. İçeri sokmak. İlk kez getirmek.

Inceptive : Baştaki. Başlayan. Birinci. Bağlayan.

Get the ball rolling : İşleri başlatmak. İşleri kaldığı yerden devam ettirmek. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak. (argo terim) faaliyete geçirmek. Başlamak. Bir şeyleri başlatmak.

Get weaving : Dört elle sarılmak. Canla başla çalışmak.

Start synonyms : usher in, embark, set about, get going, fall, inaugurate, ingoing, get start, get cracking, lead off, start up, get moving, beginng, began, commences, get rolling, endlessness, inception, give a start, jumpstart, get started, set out, embark on, get, recommence, plunge, enter, activate, initation, get down, attack, launch, start out.

 

Start zıt anlamlı kelimeler, Start kelime anlamı

End : Son çekit. Sonuca ulaşmak. Uç çekit. Bitim. Bitiş çekidi. Son bulmak. Kafa. Erek. Bitmek. Uç.

Start ingilizce tanımı, definition of Start

Start kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rouse. To jump. A sudden spring, leap, or motion, caused by surprise, fear, pain, or the like. A tail, or anything projecting like a tail. To leap. To cause to move suddenly. To cause to flee or fly. Any sudden motion, or beginning of motion. To disturb suddenly. As, the hounds started a fox. To alarm. The act of starting. To startle.