Allectation türkçesi Allectation nedir

İngilizce Allectation Türkçe anlamı, Allectation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allectation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enmeshments : Tuzağa düşürme. Ağa düşürme. Yakalama. Ağ gibi sarma. Dolaşıklık. Kapma. Karmaşıklık.

Deception : Kanma. Utanç. Yanıltma. Aldatma. Hile. Kandırma. Aldatmaca. Aldanma. Dalavere.

Quota : Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı ülkelerde, sinemaların belirli bir süre içinde oynatmaları zorunlu olan yerli filmlerin yabancı filmlere oranı. Hükümet tarafından dışalımı veya dışsatımı yapılacak malın fiziki miktarına veya değerine ya da yurtiçinde genellikle tarımsal ürünlerin ekim alanına veya ürün miktarına getirilen kısıt. Hisse. Belirli sayı. Kontenjan. Kota. Pay. Paylı örneklemede, belli ayrıtların, anaevren içindeki oransal ağırlıklarına göre örnek evrende bu ayrıtlar için ayrılan saptanılar dan her biri. Göçmen kontenjanı (amerikan ingilizcesi).

Captivation : Büyüleme. Gönül çelme. Büyüleyicilik.

Enticing : Ayartıcı. Cazip. İkna edici. Cazibeli. Kışkırtıcı. Baştan çıkarıcı. Fettan. Davetkar. Çekici.

Allurement : Şuhluk. Cazip şey. Çekici taraf. Çekicilik. Büyüleme. Albeni. İncizap. Cazibe. Çekme.

 

Enchantment : Sihir. Afsunculuk. Haz. Büyüleme. Büyü. Cazibe. Keyif.

Cajolements : Cazibe. Baştan çıkarma. Tatlı sözlerle kandırma. Yaltaklanarak ikna etme.

Allegement : Sav. İddia.

Enchantments : Sihir. Büyüleme. Haz. Büyü. Keyif. Cazibe. Afsunculuk.

Allectation synonyms : bill of particulars, incitation, enmeshment, debauchedness, allotment, luring, percentage, part, beguilement, claim, corruptions, deceptions, reallocation, beguilements, enticement, share, cajolement, tempting, enticements, corruptness, allurements, corruption, portion, bait, debauchment.

Allectation zıt anlamlı kelimeler, Allectation kelime anlamı

Inactivity : Üşengeçlik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Tembellik.

Increase : Artışa geçmek. Zam yapmak. Çoğalmak. Artma. Büyümek. Eder artırımı. Artırmak. Arttırmak. Yükselmek.

Compression : Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Kompresyon basınç ölçümü. Özetleme. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Sıkıştırma. Kompresyon. Tazyik. Kısaltma. Basınç. Basınçlandırma.

Allectation ingilizce tanımı, definition of Allectation

Allectation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Enticement. Allurement.