Allometry türkçesi Allometry nedir

  • Allometri.

Allometry ingilizcede ne demek, Allometry nerede nasıl kullanılır?

Allometric : Göreli büyümenin bilimsel araştırmasıyla ilgili. Tüm vücutla ilgili bir parçanın oransal büyümesiyle ilgili. Alometrik. Allometrik.

Allomeric : Allomer. Eşörütlü değişebilen.

Allomerism : Allomerik. Eşörütlü değişim. Allomerizm. Kimyasal yapıdaki değişim.

Allomerous : Eşörütlü değişebilen.

Allomorph : Biçimbirimsel değişke. Alomorf. Değişken şekillik. Aynı anlam veya görevdeki bir şekil bilgisi biriminin ses yapısı bakımından çeşitlenmesi. söz gelişi +lık addan ad türetme ekinin +lık/ +lik, +luk/ +lük biçimlerine girişi gibi: ağaç+lık, ev+lik, ot+luk, ömür+lük vb. aynı durum yine birer şekil birimi olan kelime kökleri için de söz konusudur. et. tıl/til «dil», bıç-/biç- (biçmek), bun/mun «sıkıntı, keder», tt. balta, kary. bolta, et. eşit-/tt. işit-; tt. bebe/ az. böbe, tt. güzel/ az. gözel vb. bk. değişken şekil. Biçimbirimsel değişke (dilbilgisi terimi). Biçimdeş. Aynı anlam ve görevdeki bir şekil bilgisi biriminin ses yapısı bakımından farklılaşan türü; şekil bilgisinin anlamlı bir küçük ögesi olan bir kelime kökünün veya belirli görevler ile buna eklenen bir ekin farklı ses yapısına girmiş olan biçimi. söz gelişi lehçe ve ağız ayrılıklarına göre ve çeşitli nedenlerle bazı köklerin bez/böz, er/ir «erken», çez-/çöz-, erte/örte «ertesi gün»; baba/buba, bıldır/bildir «geçen yıl», ıldız/yulduz biçimlerinde ses değişmesine uğraması. aynı durum ekler için de söz konusudur. -dı / -du geçmiş zaman ekinin ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olarak -dı/-di, -du/-dü, -tı/-ti, -tu/-tü, -duk geçmiş zaman sıfat-fiil ekinin yine aynı nedenlerle -dık/-dik, -duk/-dük, -tık/-tik, -tuk/-tük biçimlerine dönüşmesi gibi: al-dı, ver-di, oku-du, gör-dü, aç-tı, biç-ti, tut-tu, öt-tü, tanı-dık, bil-dik, tut-tuk (ğ) umuz iş, yürü-dük (ğ)ümüz yol vb. Çevresel biçim. Alomorf (dilbilgisi terimi).

 

Gallomania : Fransız olan her şeye karşı olan aşırı derecede hayranlık.

Allomorphous : Allomorfık. Allomorfik. Allomorf.

Allomorphism : Alomorfizm. Allomorfizm. Kimyasal yapıda değişim olmadan billurlu şekil değişikliği (kimya).

Gallomaniac : Fransız hayranı.

İngilizce Allometry Türkçe anlamı, Allometry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allometry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subject : Bilgisayar, eğitim, gramer, sinema, televizyon, tarih, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özne. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Üzerinde, deney, araştırma, ölçme, sayısal işlem ve değerlendirme yapılan kimse ya da şey. Tabi. Bağlı. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Eğilimi olan. Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan. Mecbur etmek.

 

Subject area : Konu alanı. Konu bölümü.

Study : Gayret etmek. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Öğrenmek. Tahsil etmek. Çabalamak. Çalışmak. İrdelemek. Araştırma. Araştırmak. Çalışmanın yapısı, yapılan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dahil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü.

Bailiwick : Şerifin vekilinin yetki bölgesi. Uzmanlık alanı. Yetki alanı. Yetki bölgesi. Vekilinin yetki bölgesi. Bilgi alanı.

Field of study : Branş. Disiplin. Akademik disiplin. Bilim dalı. Çalışma alanı.

Discipline : Kontrol etmek. Eğitmek. Yola getirmek. Terbiye etmek. Ceza. Disipline sokmak. Disiplin. Bilgi dalı. Disipline etmek.

Field : Arazi. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Tarla. Alan. Oyun alanı. Saha. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak. Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer. Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı.

Allometry synonyms : subject field.