Alludes türkçesi Alludes nedir

Alludes ile ilgili cümleler

English: The article alludes to an event now forgotten.
Turkish: Makale şimdi unutulmuş bir olayı ima ediyor.

Alludes ingilizcede ne demek, Alludes nerede nasıl kullanılır?

Allude to : Anıştırmak. Kastetmek. Üstü kapalı bir şekilde bahsetmek. Taş atmak. İma etmek. Kısaca zikretmek. İmlemek.

Allude : Zikretmek. Taş atmak. Adını çekmek. Nazarda tutmak. İsnat etmek. Anıştırmak. Anmak. İham vurmak. İşaret etmek. Çekicilik.

Alluded : Üstü kapalı söylemek. Üstü kapalı söylenmiş. Taş atılmış. Kastetmek. Taş atmak.

Alluded to : İma etmek. Adı geçen.

Alluding : Üstü kapalı söylemek. Kastetmek. Taş atmak.

Alluringness : Caziplik. Sevimlilik. Çekicilik. Baştan çıkarıcılık.

Alluringly : Davetkar bir şekilde. Çekici bir halde. Cezbedici. Ayartıcı bir şekilde. Büyüleyerek.

Allurement : İncizap. Büyüleme. Çekme. Şuhluk. Çekici taraf. Çekicilik. Albeni. Cazibe. Cezbetme. Cazip şey.

Allured : Aklını çelmek. Çekmek. Aklını başından almak (argo terim). Çekici. Albeni. Çekme. Büyülemek. Baştan çıkarmak. Ayartmak. Aklını başından almak.

Allurements : Büyüleme. Cazibe. Albeni. Çekici taraf. İncizap. Çekme. Cezbetme. Cazip şey. Çekicilik.

 

İngilizce Alludes Türkçe anlamı, Alludes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alludes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alliance : Pakt. Uyuşma. Birlik. Bağ. Antlaşma. İttifak. Bağlaşıklık. Sosyal birlik. Kodak birliği. Anlaşma.

Hint : Belirti. İma. Sezindirmek. İpucu. Yararlı öğüt. İşaret.

Jeered : Dalga geçmek. Yuhalamak. Alay etmek. Yuhalanmış. Alay edilmiş.

Adverted : Değinmek. İma. Reklam. İlan. Bahsetmek.

Aimed : Yöneltmek. Çalışmak ( e). Nişan almak. Fırlatmak (füze). Niyet etmek. Hedeflemek. Doğrultmak.

Design : Joba. Planlamak. Geliştirilen bir dizgenin bölümleri arasındaki çalışma ilişkilerinin, her bir bölümün özgül işlevleri ayırt edilip belirlenmesi. Stilize etmek. Tasarımını yapmak. Tasar çizim. Dizayn. Tasarlamak. Desen.

Intimated : Bildirmek. Açıklamak. Sıkı fıkı. Sezindirmek. Çok yakın (ilişki veya kimse). Samimi. Yakın (ilişki). Çıtlatmak.

Drop a hint : Çıtlatmak. Bile bile ağzından kaçırmak. Üstü kapalı ima etmek. İmada bulunmak.

Allude : Baştan çıkarmak. Adını çekmek. Cazibe. İsnat etmek. Cezbetmek. Esaslanmak. Çekicilik. Hatırlatmak.

Have something in mind : Bir şey düşünmek. Belirli bir şeyi kastetmek.

Alludes synonyms : herakles, heracles, jibed, pelt, jeers, hinted, adumbrated, imply, alignment, jibe, gibing, adumbrate, make mention of, mention, adumbrating, intimates, alluded to, citing, allude to, intimating, drive at, commemorates, gibes, intend, hint at, implying, jibing, implies, commemorate, insinuates, advert, aim at, insinuate.

Alludes zıt anlamlı kelimeler, Alludes kelime anlamı

Nonalignment : Bir dünya gücüyle müttefik olmama durumu. Bloksusluk. Bağlantısızlık.

Repel : İtici gelmek. Tiksindirmek. Geri çevirmek. Kovmak. İtmek. İğrendirmek. Defetmek. Püskürtmek. Reddetmek. Geri püskürtmek.