Alluding türkçesi Alluding nedir

  • Üstü kapalı söylemek.
  • Taş atmak.
  • Kastetmek.

Alluding ile ilgili cümleler

English: I am alluding to Mary.
Turkish: Ben Mary'yi kastediyorum.

Alluding ingilizcede ne demek, Alluding nerede nasıl kullanılır?

Allude : İham vurmak. Zikretmek. İstinat etmek. Çekicilik. Kinaye etmek. Müracaat etmek. Kastetmek. Hatırlatmak. İşaret etmek. Kaydetmek.

Allude to : İmlemek. Kısaca zikretmek. Kastetmek. İma etmek. Taş atmak. Anıştırmak. Üstü kapalı bir şekilde bahsetmek.

Alluded : Üstü kapalı söylenmiş. Taş atmak. Taş atılmış. Kastetmek. Üstü kapalı söylemek.

Alluded to : İma etmek. Adı geçen.

Alludes : Taş atmak. Üstü kapalı söylemek. Dokundurmak. Kastetmek. Anıştırmak. Zikretmek. İma etmek.

Allures : Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Çekmek. Ayartmak. Büyülemek. Albeni. Çekme. Çekici. Cezbetmek. Baştan çıkarmak.

Allurers : Aklını çelen kimse. Ayartan veya baştan çıkaran bir şey. Büyüleyen kimse.

Alluring : Cazip. Albenili. Cezbedici. Alımlı. Çekici. Cazibeli. Akıl çelici. Davetkar.

Allurement : Çekicilik. Cezbetme. Büyüleme. Çekme. Şuhluk. Albeni. Cazibe. İncizap. Cazip şey. Çekici taraf.

Alluringness : Sevimlilik. Baştan çıkarıcılık. Caziplik. Çekicilik.

İngilizce Alluding Türkçe anlamı, Alluding eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alluding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hints : Dokundurmak. Hissettirmek. Çıtlatmak.

Aim at : Niyetlenmek. Hedef almak. Doğrultmak (silahı). Hedeflemek. Amaçlamak. Nişan almak. Muradetmek. Niyet etmek. Arzu etmek.

Have something in mind : Belirli bir şeyi kastetmek. Bir şey düşünmek.

Intend : Hedeflemek. Azmetmek. Kararlı olmak. Niyeti olmak. Demek istemek. Seçmek. Niyetlenmek. İstemek. Amaçlamak.

Vaporization : Herhangi bir bileşiğin içerisindeki sıvı bileşenlerinin uzaklaştırılmasıyla yoğunluğunun artırılması işlemi. Vaporizasyon. Uçuklaştırım. Buharlaştırma. Bir sıvının ya da katının uçuk evreye geçirilmesi. Buğulaşma. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Buharlaşma. Buğulaştırma. Buharlaşma veya buharlaştırma.

Vaporisation : Bir özdeğin, kimyasal yapısında değişiklik olmaksızın sıvı evrenden gaz evreye geçmesi. Buharlaşma.

Jibed : Yelkenleri sallanmak. Alay. Dalga geçme. Yelkenleri savurmak. Uyuşmak. Dokundurmak. Alay etmek. Dalga geçmek. Birbirine uymak.

Intimating : İma etmek. Çıtlatmak. Üstü kapalı anlatmak. Sezindirmek. Sıkı fıkı. Samimi. Çok yakın (ilişki veya kimse). Bildirmek. Açıklamak.

Allude : İsnat etmek. Çekicilik. Dokundurmak. Anıştırmak. Kaydetmek. İşaret etmek. Zikretmek. Kinaye etmek. Esaslanmak.

Tempting : Baştan çıkarıcı. Çok cazip. Günaha çağıran. Cezbetme. Davetkar. Ayartıcı. Çok çekici. Çekicilik. Cazip. Cezbedici.

Alluding synonyms : clouding up, gybe, get at, beguiling, intimates, jibing, insinuate, aimed, pelt, seductive, pelting, insinuated, drive at, hint at, intimated, jeer, design, hinted, imply, connotate, jibes, intimate, evaporation, jibe, jeers, vapour, allude to, implies, pelted, alluded, vapor, implying, insinuates.

Alluding zıt anlamlı kelimeler, Alluding kelime anlamı

Alluding antonyms : unseductive.