Kastetmek nedir, Kastetmek ne demek

Kastetmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Amaçlamak, amaç olarak almak.
  • Demek istemek.
  • Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek

"Kastetmek" ile ilgili cümle

  • "Ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum." - S. F. Abasıyanık
  • "Kimi kastettiğimi boş ver! Arkadaşlara da söyle, sakin olsunlar." - A. Ümit
  • "İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler." - Atatürk

Kastetmek tanımı, anlamı:

Canına kastetmek : İntihara kalkışmak. birini öldürmeye hazırlanmak.

Amaçlamak : Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

Amaç : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Hedef. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye.

Demek : İnanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Saymak, kabul etmek. öyle mi. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. yani, anlaşılan. bir şey anlamına gelmek. Herhangi bir ses çıkarmak. Söylemek, söz söylemek. Ummak. Bir işe kalkışmak, yeltenmek. Erişmek. Ad vermek. Bir dilde karşılığı olmak. Oranlamak. Düşünmek.

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Gerek olmak. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Görmek istediğini bildirmek.

 

Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış veya söz.

Kıymak : Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımayıp öldürmek.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Almak : Kazanç sağlamak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. İçeri girmesini sağlamak. Ele geçirmek, fethetmek. Kısaltmak, eksiltmek. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Kazanmak, elde etmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Yer değiştirmek. Erkek, kadınla evlenmek. Gidermek, yok etmek. Çalmak. Tat veya koku duymak. Kabul etmek. Göreve, işe başlatmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. İçecek veya sigara içmek. Sürükleyip götürmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Birlikte götürmek. Görevden, işten çekmek. Yutmak, kullanmak. Başlamak. Soldurmak. Satın almak. Temizlemek. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. İçine sığmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak.

Demek istemek : Bir şeyi anlatmak istemek. bir düşünceyi söylemek istemek.

Kastetmek ile ilgili Cümleler

  • Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.
  • İşin gerçeğini kastetmek zorundayız.
  • Onu kastetmek istemedim.

Diğer dillerde Kastetmek anlamı nedir?

İngilizce'de Kastetmek ne demek? : v. intend, aim at, purpose, aim, mean, refer, allude, design, drive at, imply

Fransızca'da Kastetmek : entendre, avoir l'intention de, viser

Almanca'da Kastetmek : v. absehen auf, münzen

Rusça'da Kastetmek : v. подразумевать, покушаться, покуситься