Have something in mind türkçesi Have something in mind nedir

  • Belirli bir şeyi kastetmek.
  • Bir şey düşünmek.
  • Kastetmek.

Have something in mind ingilizcede ne demek, Have something in mind nerede nasıl kullanılır?

Have : Olmak. Bulunmak. -si olmak. Malik olmak. Zorunda olmak. Buyurmak. Elde etmek. Etmek. Göz yummak. Aldatmak.

Something : Önemli bir şey. Falan. Bir şey. Birşey.

In : İç. İçeri. Çok moda olan. İçine. Tutulan. Mevsimi gelmiş. Halinde. İçeriye. İçinde. Gelmiş olan.

Mind : İlgilenmek. Kafaya takmak. Zihin. Dikkat. Dikkatli olmak. Dikkat etmek. Karşı koymak. Zeka. Önemsemek. Eğilim.

Have something in prospect : Beklentisi olmak. Ummak. Beklemek.

I have something in my eye : Gözüme bir şey kaçtı.

Have something coming : Bir şey almak üzere (ödül veya cezaya yönelik). Bir şeye hak kazanmak. Hak etmek.

Have something done : Ettirmek.

Have something on : Giymek. Yapacak işleri olmak. Üzerinde olmak.

İngilizce Have something in mind Türkçe anlamı, Have something in mind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have something in mind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alluded : Üstü kapalı söylemek. Taş atmak. Üstü kapalı söylenmiş. Taş atılmış.

Aim at : Niyetlenmek. Hedef almak. Doğrultmak (silahı). Hedeflemek. Hedef seçmek. Niyet etmek. Arzu etmek. Fırlatmak (bir şeyi bir yere). Muradetmek.

 

Drive at : Demek istemek. İma etmek. Demeye getirmek.

Allude : Çekicilik. Dokundurmak. İsnat etmek. Esaslanmak. Zikretmek. Cazibe. Kaydetmek. Taş atmak. Anmak.

Design : Bir yapının ya da bir yerleşmenin düzentasarının tümünün ya da belli bölümlerinin, uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak, tasar, kesit, görünüş ve görünge biçiminde çizilmesi işlemi. bu işlem sonunda ortaya çıkan çizem. Tasar çizim. Çizmek. Modelini çizmek. Bir işlergenin ya da bir aygıtın yapısını belirgin çizgileriyle tasarlama. Dizayn. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Modelini yapmak. Ölçülendirmek. Tasarım.

Implying : İma etmek. Demeye getirmek. Gerektirmek. Anlamına gelmek. Belirtmek. Kapsamak. -e işaret etmek. İfade etmek. Demeye gelmek.

Allusiveness : Kinayeli hal. İmalı olma. Müstehcenlik.

Imply : Demeye getirmek. Gerektirmek. Demeye gelmek. İfade etmek. İçermek. Kapsamak. Göstermek (dolaylı olarak). İmlemek. -e işaret etmek.

Get at : Rüşvetle etkilemek. Uğraşmak. Ulaşmak. Varmak. Meşgul olmak. Erişmek. Zorla yüklemeye çalışmak. İma etmek. Ortaya çıkarmak.

Aimed : Nişan almak. Niyet etmek. Çalışmak ( e). Doğrultmak. Fırlatmak (füze). Yöneltmek. Hedeflemek.

Have something in mind synonyms : allude to, intend, implies, alluding, alludes.