Drive at türkçesi Drive at nedir
- İma etmek.
- Demek istemek.
- Kastetmek.
- Demeye getirmek.
Drive at ile ilgili cümleler
English: He has always liked to drive at a dangerous speed.
Turkish: O her zaman tehlikeli bir hızda araba kullanmayı sevdi.
English: You should drive at a safe speed.
Turkish: Güvenli bir hızda sürmelisin.
English: If you want to travel to a store located 10 km from your house, and you drive at 50 km/h, how long would it take you to get there?
Turkish: Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak kaç dakikanızı alır?
English: If you want to travel to a store located 10 km from your house, and you drive at 50 km/h, it would take you 12 minutes to get there.
Turkish: Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak 12 dakikanızı alır.
English: I always drive at a moderate speed.
Turkish: Ben her zaman orta hızda araba sürerim.
Drive at ingilizcede ne demek, Drive at nerede nasıl kullanılır?
Drive : Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. (arabayla) gitmek. Coşku. Zorlamak. Araba kullanmak. Kovalamak. Acele etmek. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Güç sağlamak. Çalıştırmak.
At : Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E. A. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Nezdinde. Ye. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Üzerinde.
Drive a : Sürücü a. A: sürücüsü.
Drive a bargain : Pazarlık yapmak. Pazarlığa girişmek.
Drive a car : Araba sürmek. Otomobil kullanmak. Araba kullanmak.
Drive a coach and four through : Yeterince yer var. Yeterince büyük.
İngilizce Drive at Türkçe anlamı, Drive at eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drive at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Implicated : İlişiği olduğunu göstermek (suç vb). Suçlayan bir şekilde ilgisi olmuş. Sokmak. Sezdirmek. Suçlayıcı bir şekilde bulaşmış. İma edilen. Bulaştırmak. Kapsamak. Karıştırmak (birini olumsuz bir şeye). Anlatılmak istene.
Meant : Anlamına gelmek. Demek olmak. Tasarlamak. Anlamına gelen. Kastedilen. İfade etmek. Demeye gelmek. Niyet etmek.
Adumbrates : Dokundurmak. Sezdirmek. Anıştırmak. Hissettirmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Taslağını çizmek.
Aim at : Muradetmek. Niyetlenmek. Arzu etmek. Niyet etmek. Nişan almak. Hedeflemek. Hedef seçmek. Hedef almak. Nişanlamak.
Insinuated : Üstü kapalı söylemek. Anıştırmak. Çaktırmadan kabul ettirmek. Kinaye etmek. Çıtlatmak. Yavaş yavaş girmek. Kurnazca yakınlaşmak. Kinaye yapmak.
Alluded : Üstü kapalı söylenmiş. Taş atmak. Taş atılmış. Üstü kapalı söylemek.
Connote : Göstermek. Akla getirmek. İfade etmek. Delalet etmek. Demeye gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Anlamına gelmek.
Hint at : Üstü kapalı söylemek. Hissettirmek. -i hissettirmek. -i ima etmek. Dokundurmak. İmlemek.
Implicate : İçermek. Bulaştırmak. İlişiği olduğunu göstermek (suç vb). Karıştırmak (birini olumsuz bir şeye). Sokmak. Kapsamak. Töhmet altında bırakmak. Sezdirmek. Karıştırmak.
Design : Ölçülendirmek. Taslak. Komplo kurmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Oyun düzeni çalışması içindeki temel güzelduyusal ilkelerden biri (öbürleri : görsel yorum, hareket yapımı, hız-tartım-zamanlama ve sözsüz oyunla drama-tizasyon'du.r). tasarım, uygulamanın yapısını, biçimini ya da çizimini ortaya çıkaran bir çalışmayı içerir. tasarım, aynı zamanda, konunun duygusal ölçüsünü ve ussal uygulayım düzenini sağlar. Bir sürecin nasıl yapılacağını, hangi birimlerden oluşacağını tasarlayıp ayrıntıları düzenleme işi. Bir yapının ya da bir yerleşmenin düzentasarının tümünün ya da belli bölümlerinin, uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak, tasar, kesit, görünüş ve görünge biçiminde çizilmesi işlemi. bu işlem sonunda ortaya çıkan çizem. Proje yapmak. Tasarımlamak. Olası alıcıları çekebilmek için malların yeni ve farklı bir biçimde sunumu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar bütünü.
Drive at synonyms : connoted, connoting, alluded to, connotes, intend, meanest, adumbrating, alluding, purport, adumbrated, implies, mean, get at, have something in mind, allude, alludes, adumbrate, imply, give somebody to understand, insinuates, implying, allusiveness, connotate, hint, aimed, intends, insinuate, allude to.

Bu kısımda Drive at kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drive at ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drive at anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drive at ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.