Meant türkçesi Meant nedir

  • Demek istemek.
  • Anlamına gelen.
  • Demek olmak.
  • İfade etmek.
  • Demeye gelmek.
  • Tasarlamak.
  • Kastetmek.
  • Kastedilen.
  • Anlamına gelmek.
  • Niyet etmek.

Meant ile ilgili cümleler

English: Ali meant everything to me.
Turkish: Ali benim her şeyim.

English: Ali definitely meant what he said.
Turkish: Ali kesinlikle söylediğini demek istedi.

English: Ali did say that, but I don't think he really meant it.
Turkish: Ali onu söyledi fakat gerçekten onu demek istediğini sanmıyorum.

English: Ali made the comment so offhandedly that at first it seemed unimportant, but then I saw the tension in his face and his body language and it quickly became clear that it really meant the world to him.
Turkish: Ali öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.

English: Ali meant business.
Turkish: Ali işi ciddiye aldı.

Meant ingilizcede ne demek, Meant nerede nasıl kullanılır?

Be meant for : -e ait olmak. İçin olmak.

Well meant : İyi niyetli. İyi niyetle yapılmış.

Meantime : Süre zarfı. Bu esnada. Bu süre içinde. Bu süre içerisinde. İken. Bütün bunlar olup biterken. Ara. Tüm bunlar olurken. Süre. Bu arada.

 

Meantime between failures : Arızalar arası ortalama zaman.

Meantimes : Süre zarfı. Bütün bunlar olup biterken. Bu süre içinde. Bu süre içerisinde. Ara. Bu esnada. İken. Bu arada. Tüm bunlar olurken.

In the meantime : Bu süre içinde bununla birlikte. Bir yandan da. Bu sırada. Bununla birlikte. Bunlar olduğu sırada. Bu arada. Bir taraftan da. Bu esnada. İken. Bu süre içerisinde.

Mean annual temperature : Yıllık ortalama sıcaklık. Herhangi bir yerde, bir yıllık süre içinde her gün saptanan hava sıcaklıkları toplamının gün sayısına bölünmesiyle elde edilen nicelik, bk. ortalama.

Mean anomaly : Ortalama anomali. Ortalama ayrıklık. Yer'in ve gezegenlerin güneş çevresinde, çift-yıldızlarda yoldaşın başyıldız çevresinde yaptığı elips deviminde, ..formül.. eşitliği ile tanımlanan m açısı. burada p dolanma dönümü, t günberi ya da enberiden geçme zamanı, t0 ise yörünge üzerinde verilen bir noktaya geldiği zamandır. bu tanımda m nin birimi radyandır.

Mean business : Bir işin üzerine ciddiyetle eğilmek. İşi ciddiye almak. Şaka yapmamak. Bir işi ciddiye almak. Ciddi olmak. Niyeti ciddi olmak. Çok ciddi olmak. Niyetli olmak.

Mean arterial pressure : Ortalama arteryel basınç. Ortalama atardamar basıncı. Bir kalp döngüsünde oluşan basınçların ortalaması, orta basınç. sistolik basınçla iki diyastolik basınç toplamının üçe bölünmesi veya diyastolik basınçla nabız basıncının üçte birinin taplamıyla bulunur. Ortalama arter basıncı.

İngilizce Meant Türkçe anlamı, Meant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Contemplates : Dikkatle izlemek. Dikkatle seyretmek. Kafa yormak. Düşünüp taşınmak. Süzmek. Dalmak. Niyetinde olmak. Bakmak.

Alluding : Taş atmak. Üstü kapalı söylemek.

Blueprint : Proje. Ozalit. Şablon. Kılavuz. Plan. Karalama. Ozalit kopya. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap. Ayrıntılı tasarı.

Insinuate : Demeye getirmek. Çıtlatmak. Çaktırmadan kabul ettirmek. Kinaye yapmak. Anıştırmak. Üstü kapalı söylemek. Yavaş yavaş girmek. Kurnazca yakınlaşmak. İma etmek.

Calculate : Hesaplamak. Ölçüp biçmek. Tahmin etmek. Saymak. İhtimal vermek. Bel bağlamak. Endazeye vurmak. Düşünüp taşınmak. Hesap etmek. Güvenmek.

Drive at : İma etmek. Demeye getirmek.

Allude to : Üstü kapalı bir şekilde bahsetmek. İmlemek. İma etmek. Anıştırmak. Kısaca zikretmek. Taş atmak.

Breathe : Yaşamak. Esmek. Teneffüs etmek. Soluk almak. Nefes alıp vermek. Nefes almak. Solumak. Fısıldamak. Soluk alıp vermek.

Allusiveness : İmalı olma. Müstehcenlik. Kinayeli hal.

Be enunciative of : Anlatmak.

Meant synonyms : intended, contemplate, conceive, cogitate, purport, bordering, design, amounted, connoted, calculates, connote, add up, blue print, well meaning, blueprints, architect, amount, blueprinted, conceives, inferred, allude, have in mind, signifies, aimed, well intentioned, amounting, proposes, alludes, be, cast about, propose, insinuates, have something in mind.

Meant zıt anlamlı kelimeler, Meant kelime anlamı

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.