Drive a car türkçesi Drive a car nedir
- Araba kullanmak.
- Araba sürmek.
- Otomobil kullanmak.
Drive a car ile ilgili cümleler
English: Ali can't drive a car so he always rides a bicycle.
Turkish: Ali bir araba süremez bu yüzden her zaman bir bisiklete biner.
English: Ali wouldn't drive a car like this.
Turkish: Ali böyle bir araba sürmezdi.
English: Can you drive a car with manual transmission?
Turkish: Manuel şanzımanlı bir araba sürebilir misin?
English: Ali can't drive a car yet.
Turkish: Ali henüz bir araba süremiyor.
English: Ali will be able to drive a car soon.
Turkish: Ali yakında bir araba sürebilecek.
Drive a car ingilizcede ne demek, Drive a car nerede nasıl kullanılır?
Drive : Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Sürmek. Acele etmek. Hareket ettirmek. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Araba sürmek. Dalış. Çalışma. Önüne katmak.
A : Miktar belirtir. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. (herhangi) bir. Herhangi bir. Pek iyi.
Car : Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Araba. Otomobil. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Makine. İngiltere'de tekerlekli. Kabin. Vagon. Vagonet.
Drive a : Sürücü a. A: sürücüsü.
Drive a bargain : Pazarlık yapmak. Pazarlığa girişmek.
Drive apart : Yabancılaştırmak. Uzaklaştırmak.
Drive a nail home : Doğrulamak. Belgelemek. Sertifikalandırmak. Delil görevi görmek. Kanıt olarak teyit etmek.
Drive away : Defetmek. Arabayla uzaklaşmak. Kovmak. Savmak. Arabayla gitmek.
Drive assembly : İşletme düzeni. İşletme takımı.
Drive a coach and four through : Yeterince büyük. Yeterince yer var.
İngilizce Drive a car Türkçe anlamı, Drive a car eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drive a car ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drives : Çakmak. Sürmek. Kullanmak. Çalıştırmak. Hareket ettirmek. Sokmak. Gütmek. Acele etmek. Önüne katmak.
Tools : Alet takımı. Aletle işlemek. Edevat. Elle kullanılan aletler. El aletleri. Avadanlık. Aletler. Araç gereçler. Araçlar.
Drive : Sürmek. Uzun vuruş. Saplamak. Arabayla götürmek. Hareket ettirmek. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Coşku. Önüne katmak.
Tool : Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Araç. Maşa. Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri. Götürmek (arabada). Aletle şekillendirmek. Aygıt. Başkasına alet olan kimse.

Bu kısımda Drive a car kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drive a car ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drive a car anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drive a car ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.