Have something on türkçesi Have something on nedir
- Yapacak işleri olmak.
- Üzerinde olmak.
- Giymek.
Have something on ile ilgili cümleler
English: He seems to have something on his mind.
Turkish: Aklında bir şey var gibi görünüyor.
English: Tom seems to have something on his mind.
Turkish: Tom'un aklında bir şey var gibi görünüyor.
Have something on ingilizcede ne demek, Have something on nerede nasıl kullanılır?
Have : Elinde bulunmak. Yaptırmak. Dolandırmak. Kabul etmek. Elde etmek. Malik olmak. -si olmak. Bulunmak. Etmek. Almak.
Something : Birşey. Önemli bir şey. Falan. Bir şey.
On : Üzerinde. Civarında. Yanmak. Giyilmiş. Esnasında. Yönünde. Olmakta olan. İle. Makbul. Çakırkeyif.
Have something on trial : Tahkikat safhasında olmak. İçin yargılanmak. İnceleme altında olmak.
Have something coming : Hak etmek. Bir şey almak üzere (ödül veya cezaya yönelik). Bir şeye hak kazanmak.
Fob off something on somebody : Yutturmak. Hile ile satmak. Değersiz bir şeyi satmak.
Have something in mind : Belirli bir şeyi kastetmek. Bir şey düşünmek. Kastetmek.
Have something done : Ettirmek.
Have something to do with : İlişkisi olmak. İle ilgisi olmak. İlgisi olmak.
Have something in prospect : Ummak. Beklentisi olmak. Beklemek.
İngilizce Have something on Türkçe anlamı, Have something on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Have something on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Surmount : Halletmek. Altetmek. Yenmek. Altından kalkmak. Üstünde durmak. Üstünden yükselmek. Üstesinden gelmek. Aşmak. Galebe çalmak.
Dress : Resmi giyinmek. Rendelemek. Kıyafet. Gece elbisesi giymek. Giysi. Şekil vermek. Elbise. Hizalanmak. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Giydirip kuşatmak.
Get on : Binmek. Geçinmek. Anlaşmak. Otobüse binmek. Olmak (belirli bir şekilde). Ayrılıp gitmek. Kötü gitmemek. Bindirmek. İlerlemek. Binmek (otobüs veya tren veya uçağa).
Have on : Giyinmek. Aldatma. (elbise vb) giymek. Kandırmak. Kafaya almak. İşi olmak. (elbise vb) giymiş olmak. Şaka etmek.
Draw on : Cezbetmek. (sigaradan) nefes çekmek. Duman çekmek (sigaradan). Yararlanmak. Zamanın yaklaşması. Kullanmak. Yaklaşmak. Hesap vb'nden para çekmek. Nefes çekmek (sigaradan).
Endue : Üzerine almak. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giydirmek. Örtmek. Vermek. Elbise giymek. Sağlamak (bazı şeylerle). Giyinip kuşanmak. Üstlenmek.
Indued : Elbise giydirmek. Kalite veya yetenek edindirmek. Sağlamak. Örtmek. Donatmak. Giydirmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Vermek. Giyecekle donatmak.
Dons : Öğretim görevlisi. Uzman. Giyinmek. İspanyol efendisi. Giydirmek. Bey. Kuşanmak veya giyinmek. Don. Öğretmen.
Dresses : Süslemek. Giydirmek. Hizalanmak. Giydirip kuşatmak. Giyinmek. Pansuman yapmak. Şekil vermek. Gece elbisesi giymek. Resmi giyinmek.
Don : Kuşanmak veya giyinmek. Bey. Giydirmek. Giyinmek. Hızını her zaman, biriminde eşit tutarda arttığı devinim; değişmez ivmeli devinim. Öğretmen. İspanyol efendisi. Öğretim görevlisi.
Have something on synonyms : surmounts, indues, donned, get into, surmounting, endues, donning, surmounted, indue.

Bu kısımda Have something on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Have something on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Have something on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Have something on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.