Hints türkçesi Hints nedir

Hints ile ilgili cümleler

English: I'm sick of your crass hints.
Turkish: Densizce imalarına ayar oluyorum.

English: Moustapha solved the puzzle after Jale gave him a few hints.
Turkish: Jale ona birkaç ipucu verdikten sonra Mustafa bilmeceyi çözdü.

English: Don't give me any hints.
Turkish: Bana ipucu vermeyin.

English: I'm sick of your hints.
Turkish: Senin ipuçlarından bıktım.

Hints ingilizcede ne demek, Hints nerede nasıl kullanılır?

Give hints : İpucu vermek. Fikir vermek.

Root hints : Kök ipuçları.

Tray number hints : Tepsi numarası ipuçları.

Hint at : Üstü kapalı söylemek. İma etmek. -i ima etmek. Dokundurmak. Hissettirmek. -i hissettirmek. İmlemek.

Hint flag : İpucu bayrağı.

Take the hint : İmadan anlamak. Leb demeden leblebiyi anlamak. Dolaylı bir sözden anlam çıkarıp ona göre hareket etmek.

Broad hint : Çok belirgin ima. Vurgulu ve açık ima.

Delicate hint : Çok açık ve anlaşılır olmayan ipucu. Küçük iz. Narin iz. Küçük ipucu.

To drop a hint : Üstü kapalı söylemek. Çıtlatmak. Bir ipucu vermek.

Gentle hint : Kibarca uyarma.

İngilizce Hints Türkçe anlamı, Hints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Convey : İletmek. İfade etmek. Götürmek. İblağ etmek. (bilgi) aktarmak. Yollamak. Yaymak. Devretmek. Aksettirmek. Nakletmek.

Intimating : Bildirmek. Yakın (ilişki). Sezindirmek. Samimi. Sıkı fıkı. İma etmek. Üstü kapalı anlatmak. Açıklamak.

Adverted : Zikretmek. Bahsetmek. İma. İlan. Reklam. Değinmek.

Shadow forth : Haber vermek. Belli etmek. Sembolize etmek. Sezdirmek. İma etmek.

Intimated : Üstü kapalı anlatmak. Yakın (ilişki). Sıkı fıkı. Bildirmek. Açıklamak. Çok yakın (ilişki veya kimse). İma etmek. Samimi.

Gibes : Dokunaklı söz. Dalga geçme. Alay. İncitici söz söylemek. Dokunaklı söz söylemek. Dalga geçmek. Alay etmek. İncitici söz. Taş.

Allude : Baştan çıkarmak. İstinat etmek. Ayartmak. Müracaat etmek. Nazarda tutmak. İşaret etmek. Adını çekmek. Taş atmak. Anıştırmak.

Drop a hint : Bile bile ağzından kaçırmak. Üstü kapalı ima etmek. İmada bulunmak.

Touch : Para sızdırmak. Bitişik olmak. Boy ölçüşmek. Kullanmak. Elini sürmek. Değme. Bağlantı. Dokunmak. İncitmek.

Hints synonyms : give a hint, insinuated, adumbrates, intimates, indication, advert, hinted, indicating, alludes, alluding, insinuate, suggest, adumbrate, make feel, hint, evokes, gibing, adverting, crack, adverts, insinuates, clue, indicate, clue in, intimate, indicates, alluded, shadow out, adumbrating, indicant, adumbrated, evoke, gybe.