Give a hint türkçesi Give a hint nedir

Give a hint ingilizcede ne demek, Give a hint nerede nasıl kullanılır?

Give : Doğruluğunu kabullenmek. Yapıvermek. Bel vermek. Koparmak. Gitmek. Dogruluğunu kabullenmek. Armağan etmek. Bahşetmek. Esneklik. Ödemek.

A : Miktar belirtir. La (müzik terimi). En yüksek not. Amperin simgesi. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. Argonun simgesi.

Hint : Dokundurmak. Belirti. Üstü kapalı söylemek. Anıştırmak. Atfetmek. İma. İşaret. İpucu. İma etmek.

Give a bad name : Adını karalamak. Adını kötüye çıkarmak. Ad takmak.

Give a beating : Sopa çekmek. Yenmek. Ayağının altına almak. Dayak atmak. Dövmek.

Give a boost : Destek vermek.

Give a cold shoulder to : Soğuk davranmak. -e karşı kayıtsızca davranmak. Sert davranmak.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

Give a command : Emir vermek.

Give a break : Huzur vermek. Mola vermek. Şans tanımak. Fırsat vermek.

İngilizce Give a hint Türkçe anlamı, Give a hint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give a hint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connotate : Çağrıştırmak. Üstü kapalı söylemek. İma etmek. Demek istemek. İfade etmek. Anlamına gelmek.

Indicating : İşaret etmek. Bildirmek. Gösterme. Gerektirmek. Belirtmek. Belirtme. Göstermek.

 

Indicates : İşaret etmek. Belirtmek. Gerektirmek. Bildirmek. Göstermek.

Insinuated : Kinaye yapmak. Demek istemek. İma etmek. Kurnazca yakınlaşmak. Demeye getirmek. Kinaye etmek. Yavaş yavaş girmek. Çaktırmadan kabul ettirmek. Üstü kapalı söylemek.

Insinuate : Demek istemek. Kinaye etmek. Üstü kapalı söylemek. Yavaş yavaş girmek. Demeye getirmek. İma etmek. Kinaye yapmak. Kurnazca yakınlaşmak. Anıştırmak.

Indicate : Göstermek. İndike etmek. Belirtmek. Belirtisi olmak. Delalet etmek. Bildirmek. Sinyal vermek. Gerektirmek.

Crack : Çatırdamak. Çökmek. Yarılmak. Patlamak. Çatırtı. Sinirsel çöküntü yaşamak. Kırmak. Çözmek (şifreyi).

Intimating : Üstü kapalı söylemek. Üstü kapalı anlatmak. Çok yakın (ilişki veya kimse). İma etmek. Samimi. Açıklamak. Yakın (ilişki). Bildirmek. Sezindirmek.

Drop a hint : Üstü kapalı ima etmek. Bile bile ağzından kaçırmak. Dokundurmak. İmada bulunmak.

Hinted : Dokundurmak. Üstü kapalı söylemek. Hissettirmek.

Give a hint synonyms : hint, hints, intimated, give somebody to understand, insinuates.