Indicates türkçesi Indicates nedir

Indicates ile ilgili cümleler

English: The strong wind indicates that a storm is coming.
Turkish: Güçlü rüzgar bir fırtınanın geleceğini gösterir.

English: The arrow indicates the way to go.
Turkish: Ok gidecek yolu gösterir.

English: The sign indicates the way to go.
Turkish: Sinyal gidecek yolu gösterir.

English: The red traffic light indicates "stop".
Turkish: Kırmızı trafik ışığı "dur" gösterir.

English: Fever indicates sickness.
Turkish: Ateş hastalık gösterir.

Indicates ingilizcede ne demek, Indicates nerede nasıl kullanılır?

Contraindicates : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Vindicates : Haklı çıkarmak. Savunmak. Doğruluğunu kanıtlamak. Hakkını korumak. Aklamak. Hıncını almak. İntikamını almak. Temize çıkarmak. Kanıtlamak. Korumak.

Indicate expandable branches : Alt düzeyi olanları göster.

Indicate : Bildirmek. İndike etmek. Çıtlatmak. Delalet etmek. Gerektirmek. İşaret etmek. Belirtisi olmak. Sinyal vermek. Göstergesi olmak. Belirtmek.

Indicated : İfade edilmiş. Gösterilen. Gösterilmiş. İşaret edilmiş. Belirli. İfade edilen. Atanmış. İma edilmiş. Sınıflandırılmış. Sezdirilen.

Indicated horsepower : Endike güç. Nominal beygirgücü. Gösterge gücü.

 

Be indicated : Gerekli olmak. Belirtilmek. Yerinde olmak.

Contraindicated : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Indicating : Belirtmek. Gerektirmek. Çıtlatmak. Belirtme. Gösterme. İşaret etmek. Bildirmek. Göstermek.

Contraindicate : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

İngilizce Indicates Türkçe anlamı, Indicates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indicates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affirm : Doğrulamak. Onaylamak. Söz vermek. Söylemek. Beyan etmek. İleri sürmek. İddia etmek. Tekrar söylemek. Tekrarlamak.

Mark : İstenen düzey ya da nitelik. Damga vurmak. Marka. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Belirti. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. İşaretlemek. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç.

Presage : -e işaret etmek. İçine doğmak. İçine doğma. Önceden görmek. Önceden haber vermek. İstikbale ait belirti. -e alamet olmak. Önceden bildirmek. Malum olmak. Habercisi olmak.

Allude : Ayartmak. Cazibe. Kaydetmek. Anıştırmak. Müracaat etmek. Hatırlatmak. Baştan çıkarmak. Kastetmek. Taş atmak.

Beggaring : Yoksullaştırmak. Dilenciye çevirmek. Dilenci. Kerata. Çapkın. Sefalete düşürmek. Herifçioğlu. Fakirleştirmek. Mahvetmek.

 

Inform : Fitnelemek. İhbar etmek. Haber vermek. Bilgilendirmek. Bilgilendirme yapmak. Malumat vermek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Advertise : Reklam yayınlamak. İlan etmek. Tanıtım yapmak. İlanla aramak. Tanıtmak. Duyurmak. Reklam etmek. Satılığa çıkarmak. Reklamını yapmak. Reklam yapmak.

Dictate : Söyleyip yazdırmak. İmla yazdırmak. Belirlemek. Emretmek. Dikte etmek. Yazdırmak. Etkilemek. Zorla kabul ettirmek. Söylemek. Söyleyerek yazdırmak.

Demonstrates : Göstererek tanıtmak. Açımlamak. İspat etmek. Gösteri yapmak. Kanıtlamak. Gösteri düzenlemek. İspatlamak. Örnekle açıklamak. Açıklayarak tanıtmak.

Betokened : Belirtisi olmak.

Indicates synonyms : bespeak, defining, brought out, foretell, entails, annunciate, denote, betokening, defines, beckoning, advising, denoting, conduce, call attention, acquaint, demand, betokens, connote, signal, tell, hints, indicate, beckoned, point, beck, intimated, beckons, forecast, crack, acquaints, define, predict, affirms.

Indicates zıt anlamlı kelimeler, Indicates kelime anlamı

Contraindicate : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.