Amirates türkçesi Amirates nedir

Amirates ingilizcede ne demek, Amirates nerede nasıl kullanılır?

Amirate : Emaret. Emirlik.

Amiram : İbranice bir ad.

Amir peretz : (1952 doğumlu)31'inci israil hükümetinin başbakan yardımcısı ve savunma bakanı. İsrail histadrut (işçi sendikaları) konfederasyonu'nun eski başkanı. İsrail işçi partisi lideri.

Amir : Emir.

Amirs : Müslüman hükümdar (örneğin, prens, komutan, vs.). İslam peygamberi muhammed'in neslinden olan kişiler için kullanılan ünvan. Emir.

Yitzhak shamir : İzak şamir. (1915 doğumlu) israilli politikacı. İsrail'in eski başbakanı (1983-1984, 1986-1992). Eskiden lechi (israil özgürlük savaşçıları) liderlerinden biri.

Samir : Bir erkek ismi (arapça).

Shamir : İsrail'in eski başbakanı (1983-1984, 1986-1992). İsrailli politikacı. Bir soyadı. Şamir. Yitzchak shamir (1915 doğumlu).

Tamir : Bir erkek ismi (ibranice).

İngilizce Amirates Türkçe anlamı, Amirates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amirates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Position : Mevki. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Statü. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Hal. Yer. Koymak. Durmak (bir yerde). Rütbe. Duruş.

 

Demesne : Devlet veya hükümdara ait topraklar. Etki alanı. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Malikane. Emlak. Mülk. Mıntıka. Taşınmaz mal. Miri arazi.

Domain : Ülke. İhtisas. İlgi alanı. Bilgi alanı. Tanım kümesi. Malikane. Mülk. Çevre. Arazi. Beylik arazi.

Office : Ofis. Vazife. Memuriyet. Ambar. İş. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Devlet dairesi. Sorumluluk. Bakanlık. Atölye.

Emirates : Emirlikler.

Situation : Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Durum. Hal. Vazife. Mevki. Şartlar. Konum. Halet. Yer.

Billet : Konaklatmak. Kütük. Baraka. Ödev. Konak yeri. Vazife. Konaklama yeri. Not. Pusula. Kışla.

Place : Yer. Basamak. Yerleştirmek. Anımsamak. Mahal. Kim olduğunu çıkarmak. Mekan. Koymak. Vermek (para). İş.

Spot : Fark etmek. Saçmak. Benek benek olmak. Benek. Seçmek. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Yerini saptamak. Kısa tanıtı. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Lekelemek.

Chieftainships : Şeflik.

Amirates synonyms : emirate, chieftainship, post, berth, land, amirate, emirship.