Amniotic egg türkçesi Amniotic egg nedir
- Sürüngenlerin yumurtalarına verilen ad; dış kabukları içinde bolca su kapsayan, gazları geçirebilen fakat sıvılara geçirgen olmayan, bu sebeple kara çevresine uyan, gelişmesi için sulu ortam gerekmeyen yumurta.
- Amniyotik yumurta.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Amniotic egg ingilizcede ne demek, Amniotic egg nerede nasıl kullanılır?
Amniotic : Cenini çevreleyen zara ait veya ilgili (anatomi, zooloji). Amniyotik. Meşime ile ilgili.
Egg : Eşek şakası. Bomba. Tahrik etmek. Kışkırtmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Torpido. Damarına basmak. Yumurta atmak. Yumurta.
Amniotic fluid : Rahimdeki cenini çevreleyen zarsı torbayı dolduran sıvıya benzer madde. Amniyotik sıvı. Uterus içinde embriyoyu çevreleyen amniyon örtüsü içinde kalan embriyonun içinde bulunduğu sıvı. Meşime içindeki sıvı. Amniyon sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amniyon kesesi içinde bulunan ve gebelik süresince yavrunun içinde bulunduğu sıvı. doğum sırasında kanalın kayganlığını sağlar.
Amniotic hydrops : Amniyon hidropsu. Amniyon kesesinde bulunan sıvının artması, hidroamniyoz. çoğunlukla ineklerde ve özellikle de dölütün yapılış bozukluklarıyla birlikte görülür.
Amniotic plaques : Tüm hayvan türlerinde, gebeliğin belli dönemlerinde, fizyolojik olarak biçimlenen, amniyon kesesinin iç yüzünde, serpilmiş tarzda, yaklaşık 2-4 mm çapında, donuk beyaz renkli ve çiçekteki patolojik değişimleri andıran yassı epitel hücre kümelenmeleri. ineklerde 3-6 aylık dönemde görülür. Amniyon plakları.
Amniotic sac : Amniyon kesesi. Amniyon. Meşime boşluğu. Amniyotik kese. Su kesesi.
İngilizce Amniotic egg Türkçe anlamı, Amniotic egg eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Amniotic egg ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Amniotic egg synonyms : aardvarks, abambulacral area, abo blood groups system, abramis zone, aardwolf, abiotic environment.

Bu kısımda Amniotic egg kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Amniotic egg ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Amniotic egg anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Amniotic egg ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.