Amusement park türkçesi Amusement park nedir

Amusement park ile ilgili cümleler

English: Ali asked Mary to give him a ride to the amusement park.
Turkish: Ali Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.

English: We visited a huge amusement park in São Paulo.
Turkish: Sao Paulo'daki büyük bir eğlence parkını ziyaret ettik.

English: Ali went to an amusement park.
Turkish: Ali bir eğlence parkına gitti.

English: In the amusement park Mary found a boy on his own weeping, and spoke to him gently. "Hey, sonny, what is it? Are you lost? Would you like me to take you to the Lost Children Department?"
Turkish: Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"

English: The city became popular thanks to the amusement park constructed last year.
Turkish: Şehir geçen yıl inşa edilen lunapark sayesinde ünlü oldu.

Amusement park ingilizcede ne demek, Amusement park nerede nasıl kullanılır?

Amusement : Gönül eğlence. Eğlence. Gülünçlük. Komiklik. Zevk. Oyalanma. Eğlenme. Temaşa.

Park : Bırakmak. Yeşil alan. Koymak. Parketmek. Otopark. Park etmek. Park yapmak. Bahçe. Gezilik. Koruma altına alınmış arazi.

 

Amusement arcade : Oyun merkezi. Oyun salonu. Atari salonu.

Amusement center : Eğlence merkezi.

Amusement centre : Eğlence merkezi.

Amusement tax : Eğlence vergisi. Değişik eğlence şekilleri için hükümet tarafından toplanılan vergi.

İngilizce Amusement park Türkçe anlamı, Amusement park eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amusement park ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Funfairs : [#panayır Panayır yeri].

Fun fair : Sergi. (ingiltere ingilizcesi) festival. Panayır.

Theme park : Tema park. Belirli bir ana fikri takip eden veya karakterlere dayalı parçaları birleştiren eğlence parkı. Tema parkı. Konulu eğlence parkı.

Funfair : Panayır yeri.