Ancienty türkçesi Ancienty nedir

  • Antiklik.
  • Antik çağlar.

Ancienty ingilizcede ne demek, Ancienty nerede nasıl kullanılır?

Ancient buildings : Eski yapıtlar. Kentlerin düzentasarlarında özel koruma önlemlerine konu yapılmaları gereken, çağbilim, güzelduyu ve sanat yönünden büyük değer taşıyan yapılar. Eski eserler.

Ancient city : Antik kent. Antik şehir.

Ancient civilization : Çok eski uygarlık. Antik uygarlık. Kadim medeniyet. Antik toplum ve kültür. Eski medeniyet. Eski çağ uygarlığı.

Ancient civilizations : Eski çağ uygarlıkları. Eski medeniyet. Antik toplum ve kültür. Çok eski uygarlık.

Ancient document : Üzerindeki tarih veya eskiliği nedeniyle gerçek kabul edilen herhangi bir tanıklığa gerek duyulmayan kanıt niteliğindeki belge.

Ancient theatre : Eski yunan ve latin tiyatroları için kullanılan terim. Antik tiyatro.

Ancient melody : Eski zamanlarda yazılmış olan nağmeler. Eski melodi.

Ancient greek : Greklere özgü. Eski yunan. Eski yunanca (yazı veya söz). Grek dili. Eski yunanca. Grek. Grekçe.

Ancient manuscripts : Eski el yazmaları. Eski çağlarda yazılmış olan belgeler.

Ancient rome : Eski roma. Antik roma.

İngilizce Ancienty Türkçe anlamı, Ancienty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ancienty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Trouble : Üzmek. Zahmet vermek. Problem. Rahatsızlık vermek. Zahmet. Zahmet etmek. Tedirgin etmek. Bulandırmak. Üzülmek. Dert.

Disquiet : Tedirgin etmek. Endişelendirmek. Endişe vermek. Tedirginlik yaratmak. Üzmek. Rahatsız etmek. Huzurunu kaçırmak. Kaygılandırmak. Endişe uyandırmak. Telaşlandırmak.

Anxiousness : Huzursuzluk. Şiddetli arzu. Sabırsızlık. Üzüntü. Endişeli olma. Anlayış. Kaygı. Endişelilik. Endişe. Istırap.

Insecurity : Zarara uğrama riski. Tehlikede olma. Kendine güveni olmama. Adem-i emniyet. Sağlam olmama. Güvenilmezlik. Emniyetsizlik. Güvensizlik.

Jitteriness : Sinirlilik. Heyecanlılık.

Angst : Pişmanlık. Endişe. Sıkıntı.

Hypochondriasis : Hipokondri. Hipokondriyaz. Hastalık kuruntusu. Hastalık hastalığı. Sağlığı ile ilgili olarak takıntı derecesinde titizlik gösterme. Hasta olma veya hastalığın belirtilerini gösterme ihtimali ile takıntı derecesinde meşgul olma (psikiyatri).

Discomfiture : Rahatsızlık. Bozum. Şaşkınlık. Bozgun. Yenilgi. Hezimet. Bozuntu.

Edginess : Keskin ağızlı olma durumu. Huzursuzluk. Sinirlilik. Gergin olma durumu. Tedirginlik.

Mental condition : Akli durum. Akli denge durumu.

Ancienty synonyms : psychological state, psychological condition, overanxiety, disconcertion, sinking feeling, inquietude, jumpiness, uneasiness, restiveness, emotion, nervousness, antiquity, fear, misgiving, disconcertment, scare, concern, worry, scruple, hypochondria, castration anxiety, mental state, care, panic, disquietude, qualm, ancient times, sinking, discomposure.

Ancienty zıt anlamlı kelimeler, Ancienty kelime anlamı

Future : Yarın. Gelecek. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerki. Gelecek zaman kipi. Gelecekte olacak şey. Gelecek zaman. İstikbal.

 

Present : Mevcut. Temsil etmek. Şimdiki zaman. Bugünkü. Adamla getirtme. Tanıştırmak. Hediye. Sahnede göstermek. Sunmak. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Young : (hayvan) yavru. Yeni. Yavru. Gençlik. Gençler. Genç. Taze. Küçük. Hayvan yavrusu. Döl.

Ancienty ingilizce tanımı, definition of Ancienty

Ancienty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Age. Antiquity.