İlkçağ nedir, İlkçağ ne demek

İlkçağ; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi.

İlkçağ kısaca anlamı, tanımı

İlkçağ tarihi : Yazılı belgelerin bulunduğu en eski zamanlardan, genellikle Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zamanları konu edinen bilim

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Tarihçe : Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Tarih : Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Tarih dersi. Tarih kitabı. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.

İmpar : Tek, çift olmayan.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Değin : Dek. Sincap.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Çöküş : Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

Bili : Bilgi.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Tari : Tarih. Tanrı.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Çökü : Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü.

Diğer dillerde İlkçağ anlamı nedir?

İngilizce'de İlkçağ ne demek ? : antiquity