Anemia türkçesi Anemia nedir
- Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi.
- [#anemi Anemik].
- [#kansız Kansızlık].
- Çeşitli nedenlere bağlı olarak kanda eritrosit sayısının azalması, hemoglobin ve hematokrit değerinin normalin altına düşmesiyle belirgin durum, kansızlık.
- Kan azlığı.
- Anemi.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Kandaki alyuvar sayısı veya hemoglobin miktarının normal değerlerin altına düşmesiyle belirgin bir sendrom, kansızlık. en önemli belirtileri mukoza, konjunktiva ve deride solgunlukla birlikte dolaşım ve solunum sistemiyle ilgili bozukluklardır.
Anemia ingilizcede ne demek, Anemia nerede nasıl kullanılır?
Alloimmune hemolytic anemia of newborn : Tay, domuz ve buzağılarda doğumdan sonra alloantijenlere karşı oluşan hemolizis, sarılık ve hemoglobinüriyle belirgin hastalık, yeni doğanların izoimmün lökopenisi, izoimmün hemolitik anemi. alyuvarların maternal dolaşıma girmelerine izin veren yavru zarı kanamaları, kan nakilleri, anaplazmozis ve babeziozisten korunma için hazırlanan kan kökenli aşılarla kristal violetle inaktive edilen domuz kolera aşısından kaynaklanır. Yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisi.
Iron deficiency anemia in calves : Buzağılarda demir eksikliği anemisi. Uzun süre inek sütü ağırlıklı veya yalnızca inek sütüyle beslenen buzağılarda demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi.
Aplastic anemia : Aşırı kansızlık. Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. x ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir. Aplastik anemi.
Autoimmune hemolytic anemia : Otoimmün hemolitik anemi. Alyuvarlara karşı vücudun ürettiği otoantikorlar nedeniyle oluşan immün aracılı hemoglobinüri, bilirubinuri, anemi ve sarılıkla belirgin, köpek ve kedilerde görülen bir hastalık. tanı, pozitif coombs testine dayandırılır, birincil hemolitik anemi, idiopatik immün hemolitik anemi. Otoimmun hemolitik anemi.
Cerebral anemia : Serebral anemi. Beyin anemisi.
Essential anemia : İdiopatik anemi.
Chicken infectious anemia : Tavuklarda aplastik anemi, genel lenfoid atrofiyle birlikte bağışıklık sisteminin baskılanması ve birçok organda çekirdek içi, eozinofilik inklüzyon cisimciklerinin varlığıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu. Tavukların enfeksiyöz anemisi.
Congenital hemolytic anemia : Konjenital hemolitik anemi.
Haemolytic anemia : Genetik ya da immünolojik olarak kırmızı kan hücrelerinin erimesi ya da hasar görmesi sonucu azalması. Hemolitik anemi.
Chronic hemorrhagic anemia : Kronik hemorajik anemi.
İngilizce Anemia Türkçe anlamı, Anemia eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Anemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sickle cell anaemia : Orak hücreli anemi. Orak hücre hastalığı. Orak hücre anemisi.
Hemolytic anemia : Hemolitik anemi. Yıkımlı kansızlık. Kalıtsal bozukluklar, anormal hemoglobinler, saponin zehri gibi bazı zehirler, virüsler, bakteri toksinleri, kan parazitleri vb. nedenlerden, dolaşımda aşırı miktarda alyuvar yıkımıyla oluşan anemi tipi. orak hücreli anemi, eritroblastozis fetalis, talasemiler hemolitik anemi tipleridir.
Macrocytic anemia : Makrositer anemi. Alyuvarların normale göre çok daha büyük çapta veya hacimde olmalarıyla belirgin anemi. İri alyuvarlı kansızlık.
Aplastic anemia : Aşırı kansızlık. Aplastik anemi. Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. x ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir.
Hyperchromic anemia : Hiperkrom anemi. Hiperkromik anemi. Her alyuvara düşen ortalama hemoglobin miktarı (oahb) veya derişiminin (oahbd) normal değerlerin üstünde olduğu anemiler.
Oligocythemia : Alyuvar azlığı. Kandaki kan yuvarlarının azalması ile tanımlanan anemi türü (patoloji). Oligositemi. Kanda alyuvar sayısının ileri derecede azalışı, alyuvar azlığı. kanın hücresel elemanlarının eksikliği.
Anaemic : Solgun. Durgun. Sönük. Mecalsiz. Anemili. Beti benzi atmış. Güçsüz. Şevksiz. Cansız.
Exsanguine : Kansız.
Anemia synonyms : sickle cell disease, genus anemia, microcytic anaemia, fanconi's anaemia, refractory anemia, crescent cell anaemia, hyperchromic anaemia, drepanocytic anaemia, iron deficiency anaemia, drepanocytic anemia, malignant anemia, anemia adiantifolia, hypochromic anaemia, aplastic anaemia, ischaemia, hypoplastic anaemia, blood disorder, haemolytic anaemia, fern genus, macrocytic anaemia, malignant anaemia, crescent cell anemia, blood disease, refractory anaemia, family schizaeaceae, pine fern, schizaeaceae, fanconi's anemia, congenital pancytopenia, exsanguinity, anaemia, erythroblastosis fetalis, hypochromic anemia.

Bu kısımda Anemia kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Anemia ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Anemia anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Anemia ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.