Haemolytic anemia türkçesi Haemolytic anemia nedir
- Hemolitik anemi.
- Genetik ya da immünolojik olarak kırmızı kan hücrelerinin erimesi ya da hasar görmesi sonucu azalması.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Haemolytic anemia ingilizcede ne demek, Haemolytic anemia nerede nasıl kullanılır?
Haemolytic : Hemolize neden olan. Hemolizle ilgili. Hemolitik. Kan erimesel.
Anemia : Anemi. Kandaki alyuvar sayısı veya hemoglobin miktarının normal değerlerin altına düşmesiyle belirgin bir sendrom, kansızlık. en önemli belirtileri mukoza, konjunktiva ve deride solgunlukla birlikte dolaşım ve solunum sistemiyle ilgili bozukluklardır. Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan azlığı. Çeşitli nedenlere bağlı olarak kanda eritrosit sayısının azalması, hemoglobin ve hematokrit değerinin normalin altına düşmesiyle belirgin durum, kansızlık. Anemik. Kansızlık.
Aplastic anemia : Aplastik anemi. Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. x ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir. Aşırı kansızlık.
Autoimmune hemolytic anemia : Otoimmün hemolitik anemi. Otoimmun hemolitik anemi. Alyuvarlara karşı vücudun ürettiği otoantikorlar nedeniyle oluşan immün aracılı hemoglobinüri, bilirubinuri, anemi ve sarılıkla belirgin, köpek ve kedilerde görülen bir hastalık. tanı, pozitif coombs testine dayandırılır, birincil hemolitik anemi, idiopatik immün hemolitik anemi.
Cerebral anemia : Beyin anemisi. Serebral anemi.
İngilizce Haemolytic anemia Türkçe anlamı, Haemolytic anemia eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Haemolytic anemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Haemolytic anemia synonyms : a chromosome, a cell, a cells, aardvarks, abiotic environment, abductor muscle, hemolytic anemia.

Bu kısımda Haemolytic anemia kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Haemolytic anemia ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Haemolytic anemia anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Haemolytic anemia ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.