Animal pole türkçesi Animal pole nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Animal kutup.
  • Döller kutup.
  • Vitellüslü yumurtada yumurtanın vitellüssüz bölgesinin karşı vejetatif kutba göre daha hızla bölünerek blastulanın geliştiği çok sayıda küçük hücrenin bulunduğu kısmı.

Animal pole ingilizcede ne demek, Animal pole nerede nasıl kullanılır?

Animal : Vücutla ilgili. Hayvanlarla ilgili. Hayvanca. Hayvan. Bedensel. Hayvani. Hayvansal. Kaba kişi. Diriksel.

Pole : Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk. Sırıklamak. Bayrak direği. Sırıkla desteklemek. Ucay. Dikme. Direk. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri. Zıt karekterli kimse. Yelken direği.

Animal act : Yırtıcı ve evcil hayvanlarla düzenlenen gösteri. Hayvan gösterisi.

Animal adventure : Hayvanların çevresinde oluşan ilginç ve coşkulu olayları konu alan serüven, bk. serüven, hayvan masalı, krş: hayvan sagası. Hayvan serüveni.

Animal anatomy : Hayvan anatomisi. Hayvan yapı bilimi; hayvanların iç yapıları ile uğraşan bilim dalı.

Animal based feed : Hayvan kadavrasının, hayvan organlarının, hayvan ürünlerinin özel biçimde işlenip kurutulup öğütülmesinden elde edilen et unu, et kemik unu, kan unu, mezbaha, su ürünleri, süt sanayi kalıntıları unları vb. yemler. Hayvan kökenli yemler.

 

İngilizce Animal pole Türkçe anlamı, Animal pole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Animal pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Animal pole synonyms : aardvarks, abiotic environment, a chromosome, abductor muscle, acacia, a cells.