Anoles türkçesi Anoles nedir

  • Ağaçlık bölgelerde yaşayan açık renkli amerikan kertenkelesi.

Anoles ingilizcede ne demek, Anoles nerede nasıl kullanılır?

Anole : Ağaçlık bölgelerde yaşayan açık renkli amerikan kertenkelesi.

Casantranole : Kazantranol. Rhammus pushiana ağacının kabuğundan elde edilen, farmakolojik olarak uyarıcı ve ishal yapıcı olarak kullanılan antrokinon türevi bir glikozit.

Clofedianole hydrochlorur : Öksürük refleksini merkezi olarak veya spazmolitik ve yerel anestezik etkileriyle baskılayan opioit tipte bir ilaç. Klofedianol hidroklorür.

Organoleptic : Duyusal. Organoleptik. Cisimlerin duyu organlarını uyarıcı özelliği.

Organoleptic analyse : Organoleptik analiz. Duyusal analiz.

Canola meal : Kolza küspesi. Kanola tohumlarından yağın alınmasıyla elde edilen, kanatlılar için 2100 kcal/kg, geviş getiren hayvanlar için 2500 kcal/kg metabolik enerji değeri olan, proteince zengin yem. Kanola küspesi. Kolza tohumundan özütleme veya ekspeller yolu ile yağın alınmasıyla geriye kalan protein bakımdan zengin yem, kolza tohumu küspesi.

Canola rapeseed cake : Kolza küspesi. Kolza tohumu küspesi.

Coprostanol : Bağırsaklarda kolesterolün yapısındaki çift bağın bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan dışkıyla atılan sterol. Çoğunlukla dışkıda bulunan bir madde. Koprostanol.

 

Campanology : Zil çalma sanatı. Çan çalma sanatı.

Cholestanol : Kolestanol. Bağırsaklarda kolesterolün yapısındaki çift bağın bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan dışkıyla atılan sterol.

İngilizce Anoles Türkçe anlamı, Anoles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anoles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ankle joint : Ayak bileği eklemi.

Thermionic vacuum tube : Termiyonik vakum tüpü.

Electron tube : Alıcı ışıtacı. Elektron tüpü. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron tübü. Çınca tüpü.

Thermionic tube : Radyo ışıtacı. Elektron tüpü. Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Termiyonik tüp. Isılüşersel boru. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Isıtılmış alt-üşeği eksicik kaynağı durumunda, içinde toplayıcı üst-üşek ile eksicik akışımını denetleyen ek üşekleri bulunan havası alınmış cam şişe. Elektron tübü. Isıl eksicik borusu.

Leg : Hızlı yürümek. Üçgenin taban olmayan kenarı. Yan perde. Koşmak. But. Bacak. Ara. Kadem. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Basamak.

Plate : Levha kaplamak. Levha. Levha yapmak. Altın kaplamak. Plaka. Sac. Kaplamak. Tabak. Klişe yapmak. Gümüş kaplamak.

 

Tube : Metro. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. İçlastik. Deney tüpü. Boru. Yeraltı treni. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Tüp.

Articulatio plana : Karşılaşan eklem yüzleri düz ve birbirine iyice intibak etmiş bir eklem türü, artikulasyo plana. Düz eklem.

Thermionic valve : İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Elektron tüpü. Termiyonik valf. Termiyonik tüp. Radyo ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Vacuum tube : Vakum tübü. Vakum tüpü. Radyo lambası. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Radyo ışıtacı. Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Elektron ışınlarını yayan katot (eksi uç) ışın tüpü. Elektron tüpü. Elektron tübü. Vakum lambası.

Anoles synonyms : gliding joint, articulatio talocruralis, astragalus, electrode, astragal, anklebone, talus, electrolytic cell, mortise joint.

Anoles zıt anlamlı kelimeler, Anoles kelime anlamı

Voltaic cell : Elektrik hücresi. Galvanik pil. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci. Volta gözesi. Volta pili.

Cathode : Eksi uç. Kıvılkesimde, sıvıya batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı. Eksiuç. Kotot. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek. Negatif kutup. Negatif elektrikucu. (özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu). Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot. (elektrikle ayrışımda katodun imi eksi, anodun imi artıdır; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında "eksiuç"da denebilir.). Eksi kutup.

Right angle : Dik açı. Sağ açı. Doğru açı.

Anoles antonyms : reentrant angle, oblique angle.