Antacid türkçesi Antacid nedir

  • Mide asidi giderici.
  • Asitleri giderici.
  • Asite karşı, asiti yok edici, antasit.
  • Asit giderici.
  • Antasit.
  • Mide ekşimesine karşı.
  • Mide ekşimesine karşı ilaç.
  • Anöasit.
  • Antiasit.
  • Antasid.

Antacid ingilizcede ne demek, Antacid nerede nasıl kullanılır?

Antacid drug : Mide mukozasının salgıladığı hidroklorik asidi nötralize ederek mide suyunun asitliğini azaltan ve ağız yolundan alınan yerel etkili ilaç. Antiasit ilaç.

Antacids : Midede gaz ve asit dengesini sağlamak için kullanılan ilaçlar. Antiasit. Mide ekşimesine karşı ilaç. Antasitler.

Anta : Kenar ayak.

Antaean : İri. Antaeus'un veya antaeus ile ilgili. Çok büyük. Antaeus-vari. Devasa. Antaeus hissi veren. Muazzam. İnsanüstü gücü olma. Antaeus'a dair veya antaeus ile ilgili. Antaeus izlenimi veren.

Antaeus : (yunan mitolojisi) poseidon ve gaea'nın herkül tarafından öldürülen dev sporcu oğlu.

Antagonistic : Karşı çıkan. Düşmanca. Zıt. Muhalif. Karşıt. Karşı olan. Düşman.

Antagonist : Muhalif. Muhasım. Karşı çıkan. Hasım. Düşman. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşıt olarak hareket eden; kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormonun, nörotransmitterin ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Antagonist. Karşıt etkili kas. Zıt.

 

Antagonised : Önlemek (ayrıca antagonize). Kışkırtmak. Husumeti tahrik etmek. Karşı çıkmak. Husumete sebep olmak. Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Düşman etmek.

Antagonises : Düşman etmek. Düşmanlığa sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Karşı çıkmak. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Karşı koymak.

Antagonising : Düşman etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumeti tahrik etmek. Kızdırmak. Karşı koymak. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Düşmanlığa sebep olmak. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek.

İngilizce Antacid Türkçe anlamı, Antacid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antacid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antiacid : Asitleri bağlayan, asit giderici. Asiditeyi nötr hale getiren madde ile ilgili.

Incompatible : Uyumsuz. Bağdaşmaz. Birbirine zıt. Farklı. Bağdaşmayan. Geçimsiz. İmtizaçsız. Uyuşmaz. Çelişken. Uyuşmayan.

Agent : Ajan. Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet. Etken. Faktör. etken. Temsilci. Faktör. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. İş görevlisi. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse.

Antagonistic : Düşman. Muhalif. Karşı çıkan. Karşı olan. Zıt. Karşıt. Düşmanca.

Cimetidine : H2 almaç engelleyicisi, ülser tedavisinde ayrıca karaciğer mikrozomal enzimlerinin baskılanmasında kullanılan ilaç. Simetidin.

 

Ranitidine : Histamin ve simetidinde bulunan imidazol halkası yerine furan halkası içeren, h2 almaçlar üzerinde histaminin etkisini yarışmalı bir biçimde bloke eden ve mide asit salgısı üzerine baskılayıcı etkili, aminoalkilfuran türevi bir h2 almaç engelleyicisi ilaç. Ranitidin.

Omeprazole : Midedeki pariyetal hücrelerin zarında bulunan proton pompasına dönüşümlü olarak bağlanıp mide asit salgısı oluşumunu son aşamada önleyen ve ülser gibi sindirim kanalı dejenereasyonlarının tedavisinde kullanılan bir ilaç. Omeprazol.

Antacids : Midede gaz ve asit dengesini sağlamak için kullanılan ilaçlar. Antasitler.

Antacid synonyms : zantac, mylanta, bromo seltzer, brioschi, maalox, rolaids, gastric antacid, pepto bismal, tagamet, alkaliser, alkalizer, tums, alka seltzer, prilosec.

Antacid zıt anlamlı kelimeler, Antacid kelime anlamı

Synergistic : Karşılıklı etkili olan. Etkileşen. Sinerjik. Sinerjistik. Diğerinin etkisini arttıran. Eş etkin. Birbirine bağlı.

Antacid ingilizce tanımı, definition of Antacid

Antacid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A remedy for acidity of the stomach, as an alkali or absorbent.