Antiacid türkçesi Antiacid nedir

  • Antiasit.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Asitleri bağlayan, asit giderici.
  • Asiditeyi nötr hale getiren madde ile ilgili.

Antiacid ingilizcede ne demek, Antiacid nerede nasıl kullanılır?

Elephantiac : Elefantiyak.

Antiabortion : Kürtaj karşıtlığı. Kürtaja karşı olan.

Antiabortionist : Kürtaj karşıtı. Kürtajlara karşı olan kimse.

Antiabortionists : Kürtaj karşıtı. Kürtajlara karşı olan kimse.

Antiabrasive : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizinti önleyici. Duyarkatın üstünü örterek çizintilere karşı koruyan jelatinimsi kat.

Antiadhesive : Yapışma önleyici.

Antialcoholic : (ilaç tedavisi ve ilaçlarla ilgili) alkolsüz. Alkol olmayan.

Antiaircraft artillery : Uçaksavar silahlar. Aaa. Hava araçlarına karşı savaşma metodu (top mermileri veya yerden havaya füze kullanırlar). Uçaksavar topçusu.

Antialiasing : Kusurlarını giderme. Ara gölgeler kullanarak kenarlarında kırıklar olan grafiksel imgeleri düzeltme işlemi (bilgisayar). Resmin farklı tonda piksellere sahip bölgelerin kenarlarında ara tonlara sahip pikseller oluşturma. Bozukluğu düzeltme. Ekrandaki cisimlerin kenarlarındaki kırıklıkların giderilmesi. Kusurunu giderme.

Antiaircraft missile : Uçaksavar füzesi. Uçaksavar füze.

İngilizce Antiacid Türkçe anlamı, Antiacid eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Antiacid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agent : Ajan. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Amil. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. İş görevlisi. Satış temsilcisi. Acente. Faktör. Mümessil.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Cimetidine : Simetidin. H2 almaç engelleyicisi, ülser tedavisinde ayrıca karaciğer mikrozomal enzimlerinin baskılanmasında kullanılan ilaç.

Omeprazole : Midedeki pariyetal hücrelerin zarında bulunan proton pompasına dönüşümlü olarak bağlanıp mide asit salgısı oluşumunu son aşamada önleyen ve ülser gibi sindirim kanalı dejenereasyonlarının tedavisinde kullanılan bir ilaç. Omeprazol.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Ranitidine : Ranitidin. Histamin ve simetidinde bulunan imidazol halkası yerine furan halkası içeren, h2 almaçlar üzerinde histaminin etkisini yarışmalı bir biçimde bloke eden ve mide asit salgısı üzerine baskılayıcı etkili, aminoalkilfuran türevi bir h2 almaç engelleyicisi ilaç.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Antiacid synonyms : alka seltzer, tagamet, alkalizer, rolaids, prilosec, maalox, tums, brioschi, mylanta, gastric antacid, pepto bismal, zantac, bromo seltzer, alkaliser, abdomen, abdominal fat necrosis, a dna, abamectin, a amplitude mod, abdominal pain, a c deformity, abaxial, antacid, abdominal distention, antacids, abattoir.