Anti interference türkçesi Anti interference nedir

Anti interference ingilizcede ne demek, Anti interference nerede nasıl kullanılır?

Anti : Aykırı. Karşı olan kimse. Anti. Aksi. Ters. Karşıt. Karşı. Muhalif. Zıt.

Interference : Karışım. Işık dalgalarının birbirlerini etkilemesiyle, dalga boyları cinsinden, faz ayrımına göre ışık koyuluğunun artması ya da azalması. Tezat. Karıştırma. Parazit. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Karışma. Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Anti interference condenser : Parazit önleyici kondansatör.

Anti acid coat : Asitlere dayanıklı örtü.

Anti aging : Yaşlanma etkilerini geciktiren. Yaşlanama etkisini azaltmak için kullanılan. Yaşlanma etkilerini geciktirmek için kullanılan. Yaşlanmayı geciktiren. Yaşlanma etkilerini yavaşlatmada etkisi olan.

 

Anti aging drug : Yaşlanmayı geciktiren ilaç. Yaşlanmayı geciktirmek için kullanılan ilaç. Yaşlanma etkilerini azaltmak için kullanılan ilaç.

İngilizce Anti interference Türkçe anlamı, Anti interference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anti interference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antiparasit : Asalakları yok etme veya onlarla mücadele, antiparazitik, antiparaziter.

Noise suppressor : Gürültü yok edici devre. Gürültü bastırıcı. Gürültü bastına. Belirli bir eşik seviyesi altındaki ses sinyallerini keserek sesteki gürültüleri eleyen devre. Gürültü eleği.

Antiparasitic : Antiparaziter. Asalak ilacı. Antiparazitik. Asalakların gelişmesini önleyen, asalakları öldüren ilaç, antiparazitik ilaç, antiparaziter ilaç, antiparazit ilacı. Parazitleri etkisiz hale getiren.

Antiparasiter : Antiparaziter.

Suppressor : Parazit giderici (radyo). Baskılayıcı. Bastırıcı. Parazit giderici araç (elektronik terimi). Bastına. Parazit giderici cihaz. Parazit bastırıcı. Supresör. Süpresör.

Noise killer : Gürültü giderici.

Anti interference synonyms : interference suppression.