Antonymous türkçesi Antonymous nedir

Antonymous ile ilgili cümleler

English: The word ‘antonym’ is antonymous to ‘synonym’.
Turkish: "Zıt anlamlı" sözcüğü "eş anlamlı" sözcüğünün zıt anlamlısıdır.

Antonymous ingilizcede ne demek, Antonymous nerede nasıl kullanılır?

Replace with antonym : Zıt anlamlı sözcükler.

Antonym : Zıt anlam. Anlamları bakımından birbirine karşıt olan; birbirine zıt anlam taşıyan (kelimeler): acı / tatlı, az / çok, alçak / yüksek, ağır / hafif, aşağı / yukarı, büyük / küçük, düz / eğri, iyi / kötü, ileri / geri, eğri / doğru, irili / ufaklı, güzelli / çirkinli, ucuz / pahalı, zor / kolay, şişman / zayıf vb. karşıtı eş anlamlı'dır. Karşıt anlamlı sözcük. Zıt anlamlı sözcük. Zıt anlamlı kelime. Karşıt anlamlı.

Antonyms : Karşıt anlamlılar. Karşıt anlamlı sözcük. Zıt anlamlılar.

Antonymy : İki kelimenin birbirine aykırı, birbirine karşıt anlam vermesi durumu: açlık / tokluk, iyilik / kötülük, hastalık / sağlık, gençlik / ihtiyarlık, soğuk / sıcak, genişlik / darlık, vb…. Karşıt anlamlılık. Karşıtanlamlılık.

Mark antony : Julius sezar'ın suikastçılarının üstesinden gelen romalı politikacı ve general ve julius sezar'ın arkadaşı. (mö. 83-30, latince'de marcus antonius). İkinci üçlü yönetimin bir üyesi.

 

Antony : Bir erkek adı. Bir soyadı. İkinci üçler erkinin üyesi. Julius caesar'ın arkadaşı ve caesar'ın suikastçılarını alt etmiş romalı siyasetçi ve general. Mark antony (iö 83-30, latince'de marcus antonius). Erkek ismi.

İngilizce Antonymous Türkçe anlamı, Antonymous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antonymous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incompatible : İmtizaçsız. Bağdaşmaz. Geçimsiz. Uyuşmaz. Farklı. Uyuşmayan. Birbirine zıt. Bağdaşmayan. Uyumsuz. Çelişken.

Contradictory : Mütenakız. Çelişken. Çelişkili. Tutarsız. Çelişkili iddia. Çelişik. Tezatlı. Muhalif. Ters. Aykırı.

Complementary : Tamamlayan. Dna çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli dna oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. komplementer. Birbirini tamamlayan. Bütünleyici. Tamamlayıcı. Birbirini tamamlayıcı. Tümleyen. Bütünler. Tümleyici.

Contrary : Tamamen farklı. Huysuz. Karşıt. Muhalif. Ayrışçı. Uymayan. Karşı. Aksi. Karşıt olan şey. Çelişik.

Contrastive : Ayrımsal. Karşıtsal. Karşılaştırmalı. (dilbilim) iki dil arasında benzerlikler ve farklılıklar araştırması ile ilgili. Ters. Çelişken. Çelişen.

Converse : Karşıt. Tersinmek. Zıt. Konuşmak. Söyleşmek. Ters. Karşıt anlamlı sözcük. Akis. Görüşmek. Sohbet etmek.

 

Antonym : Karşıt anlamlı sözcük. Zıt anlamlı kelime. Anlamları bakımından birbirine karşıt olan; birbirine zıt anlam taşıyan (kelimeler): acı / tatlı, az / çok, alçak / yüksek, ağır / hafif, aşağı / yukarı, büyük / küçük, düz / eğri, iyi / kötü, ileri / geri, eğri / doğru, irili / ufaklı, güzelli / çirkinli, ucuz / pahalı, zor / kolay, şişman / zayıf vb. karşıtı eş anlamlı'dır. Zıt anlamlı sözcük. Zıt anlam.

Antonymous zıt anlamlı kelimeler, Antonymous kelime anlamı

Synonymous : Müteradif. Eşanlamlı. Sinonim. Anlamları aynı veya birbirine yakın olan kelimeler. dil bilimi açısından aslında anlamca birbirine tıpı tıpına denk düşen çok az kelime vardır. eş anlamlı sözler, genellikle bazı kelimelerdeki kavram inceliklerinin çeşitli sosyal ve dil kesimlerinde zamanla gölgelenmeye uğrayarak anlamca birbirlerine yaklaşmalarından oluşmuştur. et. yir/oron «yer»; süçig/tatlıg «tatlı»; yul/bınar «pınar»; ögirmek/sevinmek «sevinmek», tt. baş/kafa; ak/beyaz, kara/siyah, yemeni/yazma, bıkmak/bezmek/usanmak, bunalmak/sıkılmak, göndermek/yollamak; son bulmak/sona ermek; dilemek/istemek, kızmak/öfkelenmek vb. bir dilin kendi kelimeleri arasında olduğu gibi, alıntı kelimeleri arasında da eş anlamlı olanlar vardır. türkçe, arapça ve farsçadan yaptığı alıntılar dolayısıyla bu bakımdan bol örnekler vermektedir: göz / far. çeşm, ar. ayn; dudak / far. leb; kan/ ar. dem; buyruk/ ar. emr>emir; çok / ar. fazla; buyurmak/ ar. emretmek; değer/ ar. kıymet; yetenek/ ar. kabiliyet; üzüntü/ ar. keder; eğilim/ ar. temayül vb. dilimizde eş anlamlı sözlerin batı dillerinden alınmış örnekleri de vardır: doğruca, doğrudan doğruya/direkt; yönerge/talimat/direktif; boyunbağı/kıravat; canbazlık/akrobasi; iş, hareket/aksiyon; dingil/aks; hamamlık/banyo vb. Anlamdaş. Aynı anlamlı. Eş anlamlı (kelime).