Antsy türkçesi Antsy nedir

  • Sabırsız.
  • Beklemekten bıkan ve aceleci.
  • Yerinde duramayan.

Antsy ile ilgili cümleler

English: All in all, after ten years of searching, my friend got married to a girl from the Slantsy region.
Turkish: Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.

English: I guess I'm a little antsy.
Turkish: Sanırım biraz huzursuzum.

English: Ali is getting antsy.
Turkish: Ali huzursuz oluyor.

Antsy ingilizcede ne demek, Antsy nerede nasıl kullanılır?

Ants in the pants : Ayağına diken batmış gibi olmak. Yerinde duramayan. Gergin. Hareketsiz oturamayan. Huzursuz.

Has ants in his pants : Heyheyleri üstünde. İlgilenmesi gereken acil bir meselesi var. Yerinde duramayan. Huzursuz. Kıpır kıpır.

Have ants in the pants : Kıpır kıpır olmak. Heyheyleri üstünde olmak. Götünde kurt olmak. Kurtlu kaşar gibi yerinde duramamak. Yerinde duramamak. Endişeden kıvranmak. Huzursuz olmak.

Marching ants : Kayar noktalı çerçeve.

Vesps and ants : Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınırından, vücut bölgeleri belirli olarak aynlmış, ağız parçaları ısırıcı ve emici tipte olan, kanatları zar gibi saydam ve az damarlı, gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen, sıcak seven genellikle gündüz faaliyet gösteren türleri olan bir takım. badem arısı (cimbex quadrimaculatus), bal arısı (apis mellifera), eşek arısı (vespa crabro), incir eşek arısı (blastophaga psenes), toprak yaban arısı (bombus terrestris), kırmızı orman karıncası (formica rufa) iyi bilinen türleridir. arılar, karıncalar. Zar kanatlılar.

 

Absorption of immigrants : Göçmen kabul etmek. Ülkeye yeni yerleşimciler almak.

Acid anionic surfactants : Genellikle fosforik asidin birleşimlerinden elde edilen ve gıda temas yüzeyleriyle süt taşıyıcı borularda oluşan kireç tabakasının giderilmesinde kullanılan temizlik maddeleri. Asit anyonik sürfektanlar.

Accountants : Muhasebeci. Muhasebeciler. Sayman.

Abradants : Aşındırma özelliğine sahip malzeme. Aşındırma özelliğine sahip. Aşındırıcı. Aşınmaya neden olan madde.

Acanthopterygiants : Balıklar (pisces) sınıfının, tükel ağızlılar (teleostomi) alt sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, yüzme keselerinin ağzı kapalı, sırt ve anüs yüzgeç ışınları dikenleşmiş bir alt takımı. barbunyagiller (mullidae), izmaritgiller (sparidae), kaya balığıgiller (gobiidae), kılıç balığıgiller (xiphiidae), kırlangıç balığıgiller (triglidae), levrekgiller (percidae), uskumrugiller (scombridae) iyi bilinen familyalardır. Dikenli yüzgeçliler.

İngilizce Antsy Türkçe anlamı, Antsy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antsy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ants in the pants : Gergin. Huzursuz. Ayağına diken batmış gibi olmak. Hareketsiz oturamayan.

 

Tense : Gergin. Çekmek. Gerginleştirmek. Stres içinde. Gerilmiş. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Stresli. Sıkı. Zaman.

Eagers : Canlı. Şevkli. Arzu. Ateşli. Can atan. Gayretli. Hevesli. İstekli.

Peripatetic : Gezici. Aristo felsefesini izleyen kimseye. Aristocu. Gezginci. Gezimciliğe ait (aristo). Birden fazla okulda görev yapan (öğretmen). Aristoteles felsefesini izleyen. Fazla ayrıntılı. Gezimciliğe ait. Gezgin.

Ball of fire : Ateş topu. Her işin üstesinden gelen. İş hayatında çok çabuk yükselen kimse. Konuşurken hop oturup hop kalkan. İş bitirici. Kariyeri hızla yükselen kimse. Mesleki başarı elde eden kimse. Becerikli adam. Hevesli ve enerjili kimse. Adam olacak çocuk.

Has ants in his pants : Kıpır kıpır. Huzursuz. İlgilenmesi gereken acil bir meselesi var. Heyheyleri üstünde.

Frolicsome : Eğlence meraklısı. Eğlenceyi seven. Oynak. Eğlence seven. Şen. Oyuncu. Neşeli.

Fidgety : Kıpır kıpır. Huzursuz. Kurtlu. Rahat durmayan.

Kittle : Dikkatli ele almak gerektiren. Tedirgin. Sinirli. İstikrarsız.

Rash : Kurdeşen. Gözükara. Tedbirsiz. Silsile. Döküntü. Kaşıntı. İhtiyatsız. Gözüpek. İsilik.

Antsy synonyms : bounciest, impatient, rashest, has no patience, fireballs, testy, on edge, itchy, buckish, fireball, bouncier, beany, bouncy, agog, eager, frisky, solicitous, full of life, fretful.

Antsy zıt anlamlı kelimeler, Antsy kelime anlamı

Relaxed : Gevşemiş (kişi). Gevşemiş. Rahatlamış. Gevşek. Yumuşamış.