Have ants in the pants türkçesi Have ants in the pants nedir

  • Heyheyleri üstünde olmak.
  • Huzursuz olmak.
  • Yerinde duramamak.
  • Endişeden kıvranmak.
  • Kıpır kıpır olmak.
  • Kurtlu kaşar gibi yerinde duramamak.
  • Götünde kurt olmak.

Have ants in the pants ingilizcede ne demek, Have ants in the pants nerede nasıl kullanılır?

Have : Yapmak. Malik olmak. Kabul etmek. Elinde bulunmak. Buyurmak. Elde etmek. Bulunmak. Aldatmak. Almak. Etmek.

Ants : Dişi, erkek, işçi gibi, aralarında işbölümü yapmış bireyleriyle, kendilerine özgü bir toplumsal yaşama biçimi gösteren zarkanatlı böcekler familyası. (beş bine yakın türü vardır.). Karınca. Karıncalar.

In : Çok moda olan. İçinde. De. Mevsimi gelmiş. İç. Tutulan. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Halinde. Dahili.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Pants : Pantalon. Kumaş pantolon. Külot. Pantolon. Külot (erkek). Kadın külotu. Paçalı don. Don.

Kick in the pants : Kınamak. Azarlama. Paylamak. Cesaret verici destek. Cesaret verme. (argo) azarlamak.

Wear the pants : Sözü geçmek. Aile reisliği yapmak (kadın). Bir ilişkide veya evlilikte sözü geçen taraf olmak. Borusu ötmek. Evin hem kadını hem erkeği olmak.

 

Give a kick in the pants : Kovmak. Defetmek. Başından savmak.

Bore the pants off : Canına tak ettirmek. Canından bezdirmek.

Ants in the pants : Gergin. Huzursuz. Yerinde duramayan. Hareketsiz oturamayan. Ayağına diken batmış gibi olmak.

İngilizce Have ants in the pants Türkçe anlamı, Have ants in the pants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have ants in the pants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diddled : Sarsmak. Sevişmek. Aldatmak. Kandırmak. Yutturmak. Dolandırmak. Vakit öldürmek.

Champ at the bit : Sinirden dişlerini sıkmak. İçi içine sığmamak. Gemini ısırmak. Fıkır fıkır kaynamak. Yerinde oturamamak. Çok sabırsızlanmak. Kabına sığmamak. İçi içini yemek.

Fidget : Rahat oturamayan kimse. Durmadan kımıldamak. Huzursuzlanmak. Eğilip bükülmek. Kurtlanmak. Yerinde duramayan kimse. Rahat oturamamak. Huzursuz etmek. Kıpır kıpır etmek.

Climb the walls : Duvara tırmanmış. Heyecandan yerinde duramamak. Aklı başından gitmek. Bir bölüme tırmanarak çıkmış. Oldukça heyecanlı olmak.

Fidgeted : Kıpırdanmak. Kıpır kıpır etmek. Rahat oturamayan kimse. Durmadan kımıldamak. Huzursuz etmek. Huzursuzlanmak. Eğilip bükülmek. Rahat oturamamak. Kurtlanmak.

Shuffle : Karman çorman etmek. Kem küm etmek. Karmak. Ağız yapmak. Sürüklemek. Kaytarmak. Kaçırmak. Sözü değiştirmek. Elden ele dolaştırmak. Karıştırmak.

Diddling : Yutturmak. Vakit öldürmek. Kandırmak. Dolandırmak.

Diddle : Sarsmak. Vakit öldürmek. Aldatmak. Dolandırmak. Kandırmak. Yutturmak. Sevişmek.

Fidgets : Rahat oturamayan kimse. Kıpırdanmak. Eğilip bükülmek. Huzursuzlanmak. Durmadan kımıldamak. Kurtlanmak. Huzursuz etmek. Huzursuz ve rahatsız olma durumu. Tedirgin durum.

 

Diddles : Yutturmak. Kandırmak. Vakit öldürmek. Aldatmak. Dolandırmak. Sevişmek. Sarsmak.

Have ants in the pants synonyms : have the hump, be unable to contain oneself for, fidgeting, be full of beans, shuffled, be lively, have the fidgets.