Apocrine türkçesi Apocrine nedir
- Apokrin.
- Süt bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının hücrenin apikal bölgesinden, bir kısım sitoplazma ile birlikte atılması şeklindeki salgılama.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Apocrine ingilizcede ne demek, Apocrine nerede nasıl kullanılır?
Apocrine carcinoma : Özellikle üreme organları ve koltuk altı bölgelerindeki ter bezlerinden gelişen kötücül tümör. Apokrin karsinom.
Apocrine gland : Apokrin.
Apocrine secretion : Sitoplazmanın apikal kısmında salgı maddesinin toplanmasıyla oluşan ve sitoplazmada bir miktar azalmanın gözlendiği salgılama biçimi. Apokrin salgılama.
Anal sac apocrine gland carcinoma : Anal kese apokrin bez karsinomu. Genellikle yaşlı dişi köpeklerde görülen, apokrin bez epitelinden köken alan, hiperkalsemi ve psödohiperparatroidizme neden olan kötücül bir tümör. bu tümörlerin yarısından fazlası tanıdan önce metastaz yapmış durumda olur.
Apocr : İncil haricindeki eski ahit kitapları.
Apocalypse now : Joseph conrad'ın heart of darkness (karanlığın yüreği) kitabına dayanan francis ford coppola'nın filmi.
Apocryphally : Doğruluğu kabul edilmeyen bir şekilde. Sahte bir şekilde. Hakiki olmayan bir şekilde. Sonradan uydurularak.
Apoc : Dünyanın sonunun ifşası veya görüntüsü (özellikle musevi ve hıristiyan yazılarda).
Apocryphal : Doğruluğu şüpheli. Doğruluğu kabul edilmeyen. Sonradan uydurulmuş. Sahte. Uydurma.
The apocrypha : Sahte. İncil'de yer almayan antik yahudi yazmaları. Uydurma.
İngilizce Apocrine Türkçe anlamı, Apocrine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Apocrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Acacia : Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu.
Apocrine synonyms : apocrine gland, abductor muscle, abiotic environment, a site, a chromosome, a protein, abambulacral area, aardwolf.
Apocrine zıt anlamlı kelimeler, Apocrine kelime anlamı
Eccrine : Ekrin.

Bu kısımda Apocrine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Apocrine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Apocrine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Apocrine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.