Appal türkçesi Appal nedir

Appal ile ilgili cümleler

English: I am shocked and appalled at what I have just seen.
Turkish: Az önce gördüğüm şeyden şok oldum ve dehşete düştüm.

English: Ali was appalled.
Turkish: Ali dehşete düşmüştü.

English: I'm appalled. You leave me speechless.
Turkish: Ben dehşete düştüm. Beni nutku tutulmuş bırakıyorsun.

English: I was appalled by her lack of good manners.
Turkish: Onun görgü yokluğu yüzünden dehşete düştüm.

English: Ali looked appalled.
Turkish: Ali dehşete düşmüş görünüyordu.

Appal ingilizcede ne demek, Appal nerede nasıl kullanılır?

Appalachia : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Appalachia dağları'nda bir kayalık (jeoloji). Appalachia dağları'nın (abd) güney kısımlarındaki bölge. Apalachian dağlarının güneyindeki bölge.

Appalachian : Appalachia dağları'na ait. Appalachia'nın (abd). Appalachia'ya ait. Appalachia dağları'nın.

Appalachians : Apalaş dağları (kuzey amerika).

Appaling : Yıldırmak. Şoke etmek. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Sarsmak. Korkutmak. Dehşete düşüren. Şok edici. Korkunç. Çok kötü.

Appall : Şoka uğratmak. Yıldırmak. Ürkütmek. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Sarsmak. Şoke etmek. Korkutmak.

 

Appalls : Dehşete düşmek. Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Korkutmak. Şoke etmek. Sarsmak. Şoka uğratmak. Ürkütmek.

Appallingly : Dehşete düşürerek. Dehşete düşürecek kadar. Korkunç bir şekilde. Şok edici bir şekilde. Saldırganca. Berbat bir şekilde.

Appaloosas : Batı amerika'da bir at biniş şekli.

Appaloosa horse : Appaloosa atı. Amerika’da yaşamakta olan benekli atlar olupgünümüzde western biniciliğinin avcılık, engel atlama ve endorans alanındaki tüm branşlarda kullanılmakta ve leopar, kar tanesi, battaniye, mermer ve buz deseni olmak üzere beş deseni olan at ırkı.

Appalling : Ürkünç. Dehşete düşüren. Dehşet verici. Müthiş. Korkunç. Çok kötü. Rezil. Berbat.

İngilizce Appal Türkçe anlamı, Appal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Horrifies : Şok etkisi yapmak. Rezalet çıkarmak.

Dismaying : Korkutma. Umutsuzluğa düşürmek.

Astound : Hayret etmek. Şaşkınlık uyandırmak. Aşırı derecede şaşırtmak. Şaşırtmak. Hayret ettirmek. Afallatmak. Hayret uyandırmak. Hayretler içinde bırakmak.

Cowed : Yıldırılmış. Zorla getirilmiş. Korkutulmuş. Gözü korkutulmuş. Sindirmek. Sindirilmiş. Sinik.

Revolts : Ayrılmak. İsyan etmek. İğrenmek. Başkaldırmak. İğrendirmek. Nefret ettirmek. Nefret etmek. Tiksinmek. Ayaklanmak.

Affright : Korku.

Be a disincentive to : Cesaretini kırmak.

Affects : Yaşamak ( de). Bozmak. Numarası yapmak. Etki etmek. Etkilemek. Hoşlanmak. Üzmek. Dokunmak. Sevmek.

Jolt : Şok. Sarsılmak. Dürtmek. Sarsıntı. Sallanma. Sallamak. Şaşkına çevirmek. Şaşırtmak.

 

Appal synonyms : appalls, consternate, appals, dismayed, be terrified, affrights, agitate, floor, appall, awe, affear, stun, alarm, frightens, horrify, afflict, browbeat out, boggled, buffet, agitates, bulldoze, wig out, consternating, frighten, boggle, shock, aweing, buffet about, agitating, awing, browbeats, afflicts, be a disincentive.