Applicator türkçesi Applicator nedir

  • Takmaya yarayan alet.
  • Sürmeye yarayan alet.
  • Takma cihazı.
  • Aplikatör.
  • Uygulayıcı.

Applicator ingilizcede ne demek, Applicator nerede nasıl kullanılır?

Applicator roll : Aktarma valsi. Aktarma valfi. Aktarma merdanesi. Tatbik valsi.

Suture clip applicator : Deri dikişlerinde yara kenarlarını karşılıklı olarak birleşik tutacak madensel agrafları yara kenarlarına uygulamada kullanılan pens. Agraf uygulama pensi.

Applicators : Sürmeye yarayan alet. Aplikatör. Takmaya yarayan alet.

Applicatory : Pratik. Kullanışlı. Uygulamalı.

Application : Paya katılma istemi. Dilekçe. Talep. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması. Başvuru formu. Dikkat. Uygulama. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Kullanım. Müracaat formu.

Application execution error : Uygulama yürütme hatası.

Application fomr : Bir işletmeye girmek için başvuran işçilerin doldurduğu soru kağıdı. İş isteme kağıdı.

Application compatibility : Uygulama uyumluluğu.

Application binary interface : İkili arayüz uygulaması.

Application background : Uygulama artalanı.

İngilizce Applicator Türkçe anlamı, Applicator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Applicator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Spray gun : Dekor boyamada, boya püskürtmede kullanılan hava basmalı tabanca. Pülverizatör tabancası. Boya tabancası. Flit. Püskürtücü tabanca. Pistole. Tabanca. Dekor boyamada boyayı püskürtmek için kullanılan kompresörlü tabanca. Püskürteç.

Actuator : Aktüatör. Hareket veren. Bir kumanda aygıtına uyarak denetim düzeninin çalışma koşullarını değiştiren aygıt. Devindirici. Tahrik edici. İşletici. Yapıcı. Çalıştırıcı. Uyarıcı.

Implementer : İfa eden. Uygulayan. Yürürlüğe koyan. Yerine getiren.

Operator : Telsizci. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Gösterimci. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir işlemde, işlenenler üzerinde yapılması öngörülen işi tanımlayan özel damga, damga dizgisi vb. göstergeler, örn. — | + | /| *| ** aritmetiksel, and | or | not mantıksal işleçler olarak kullanılır. İşletmeci. Bir makineyi, örn. bir bilgisayar dizgesini işleten kişi. bu görevi uğraş edinmiş kişi. Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse. Nicemsel işleybilimde yerlemler, devinirlik, erke gibi doğabilimsel nicelikler üzerindeki işlemleri gösteren simge.

Administrator : Yönetmen. Müdür. Mütevelli. İdareci. Vasi. Yönetici. İdare amiri. Vekil.

 

Paintbrush : Fırça. Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç. Boya fırçası.

Applier : Başvuru sahibi. Aday. Namzet. Başvuran. Başvuran kimse.

Device : Araç. Resim. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Donanım. Hile. Makine. Eğilim. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Cihaz. Aygıt.

Practitioner : Pratik yapan kimse. Doktor. Praktisyoner. Pratisyen hekim. Pratisyen. Avukat. Uygulayan kimse (belirli bir işi). Uygulayan kimse. Belirli bir işi uygulayan kimse.

Applicator synonyms : flux applicator, applicators, operators, implementers, operants, implementing.