Apricot türkçesi Apricot nedir

  • Kayısı rengi.
  • Zerdali (yabani).
  • Zerdali.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gülgiller (rosaceae) familyasından, meyveleri eriksi tipte, ana vatanı çin olan, ülkemizde de kültürü yapılan, yapraklarını döken bir bitki. zerdali.
  • Kayısı.

Apricot ile ilgili cümleler

English: Apricots come from apricot trees.
Turkish: Kaysılar kaysı ağaçlarından gelir.

English: Don’t eat that apricot!
Turkish: O kayısıyı yeme!

English: Have you ever swallowed an apricot pit?
Turkish: Hiç kaysı çekirdeği yuttun mu?

English: Would you like some apricot jam?
Turkish: Biraz kayısı reçeli ister misiniz?

Apricot ingilizcede ne demek, Apricot nerede nasıl kullanılır?

Apricot jam : Kayısıdan yapılan tatlı jöle. Kayısı reçeli.

Apricot jelly : Kayısı jölesi.

Apricot sauce : Kayısı sosu.

Apricot tree : Kayısı ağcı. Kayısı ağacı. Kayısı veren asya ağcı. Kayısı.

Dried apricot : Tüm suyu alınmış kayısılar. Kuru kayısılar. Kurumuş kayısılar. Kurutulmuş kayısılar.

Capricornian : Oğlak burcu'nda doğan kimse. Oğlak burçlu.

Capricorns : Oğlak. Oğlak burcu (astronomi terimi). Oğlak takımyıldızı. Oğlak burcu. Oğlak dönencesi. Oğlak takımyıldızı (astronomi terimi).

Dried apricots : Kuru kayısılar. Kuru kayısı. Tüm suyu alınmış kayısılar. Kurumuş kayısılar. Kurutulmuş kayısılar.

 

Capricorni : Oğlak. Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu.

The tropic of capricorn : Oğlak dönencesi.

İngilizce Apricot Türkçe anlamı, Apricot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apricot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Salmon pink : Somon pembesi. Somon rengi.

Apricot tree : Kayısı ağcı. Kayısı ağacı. Kayısı veren asya ağcı.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Peach : Şeftali. Fıstık. Şeftali kompostosu. Fıstık gibi şey. Çok güzel kız. Gammazlamak. Gülgiller (rosaceae) familyasından, çanak ve taç yaprakları beşer tane olan, ana vatanı çin olup, ülkemizde de kültürü yapılan, ağaç formundaki, yapraklarını döken bir tür. Çok tatlı veya hoş biri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Apricot synonyms : black apricot, prunus armeniaca, japanese apricot, genus prunus, purple apricot, common apricot, mei, prunus dasycarpa, yellowish pink, prunus mume, a site, apricots, a cells, abo blood groups system, fruit tree, aardvark, a protein, a chromosome, pink, abambulacral area, abiotic environment, aardvarks, prunus.

Apricot ingilizce tanımı, definition of Apricot

Apricot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fruit allied to the plum, of an orange color, oval shape, and delicious taste. Also, the tree (Prunus Armeniaca of Linnæus) which bears this fruit. By cultivation it has been introduced throughout the temperate zone.