Arced türkçesi Arced nedir

  • Yay şeklinde.
  • Atlamak (elektronik terimi).
  • Atlama yapmak (elektronik terimi).
  • Yay biçiminde.

Arced ingilizcede ne demek, Arced nerede nasıl kullanılır?

Arce of circle : Başlangıç kirişi. Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş.

Arcella : Bir hücreliler (protozoa) alt aleminin, kök ayaklılar (rhizopoda) sınıfının, kabuklu amipler (thecamoeba) alt takımından, iki ya da çok sayıda çekirdekli, sarı ya da kahverengi olan kitinli kabuğu yassı bir saat camına benzeyen türlere sahip bir cins. Arsella.

Arceocyt : Süngerlerde, besin depolayan amöboyit hücreler. Arkeosit.

Aggravated larceny : Ağır hırsızlık. Sirkat. Ağır hırsızlık suçu. Ağır cezayı gerektiren hırsızlık.

Air parcel : Uçakla gönderilen paket (ingiliz ingilizcesi). Uçak kolisi.

Barcelona declaration : Barselona bildirgesi.

Barcelona process : Barselona süreci.

Bill of parcels : Fatura. Gönderme belgesi. İrsaliye.

Barcelona convention : Barselona sözleşmesi.

Air parcel post : Posta yoluyla gönderilen 12 onz'dan (373, 23 gr) daha ağır paketlerin havayolu ile gönderildiği birinci sınıf posta. Hava paket postası.

İngilizce Arced Türkçe anlamı, Arced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bowlike : Yay gibi olan. Yaya benzer. Hilal şeklinde. Kavisli.

Spiral : Dönerek hareket etmek. Helezonik. Sarılarak ya da çevrilerek devinen. İvmelenerek artma ya da azalma. Sarmal yapmak. Helezon çizerek gitmek. Bobin. Kıvrılarak gitmek. Sarmal hareket.

Curving : Eğik. Kıvrılan. Eğimli. Eğme. Dönemeçli.

Bowed : Eğriltilmiş. Kavis şeklinde. Eğri.

Arcuate : Eğri. Bükümlü. Yay-şekilli. Kavisli. Arkuat. Bükülmüş.

Curved : Eğimli. Kavisli. Eğri. Çarpık. Kıvrık. Eğmeçli. Eğilmiş. Bombeli. Kıvrılan.

Arcs : Kemerler. Yaylar.

Arciform : Kavisli. Kemer şeklinde.

Arced synonyms : arcked, arcking, arching, arc over, arched.

Arced zıt anlamlı kelimeler, Arced kelime anlamı

Straight : Eşcinsel olmayan kimse. Düzlük. Düz hat. Kent. Doğru. Doğruca. Düzgün. Düz. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Yarış çizgisi.