Arm in arm türkçesi Arm in arm nedir

Arm in arm ile ilgili cümleler

English: Steve and Jane always walk to school arm in arm.
Turkish: Steve ve Jane her zaman, kol kola okula yürürler.

English: They walk arm in arm with each other.
Turkish: Onlar birbirleriyle kol kola yürür.

English: The couple was walking arm in arm.
Turkish: Çift kol kola yürüyordu.

English: I saw them walking arm in arm.
Turkish: Ben onların kol kola yürüdüğünü gördüm.

English: She walked arm in arm with her father.
Turkish: Babası ile kol kola yürüdü.

Arm in arm ingilizcede ne demek, Arm in arm nerede nasıl kullanılır?

Arm : Şube kol. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Koy. Sarılmak. Savaşa hazırlamak. Yetke. Elini uzatmak. Körfez. Cephane. Sağlamak.

In : İçinde. Olarak. Gelmiş olan. İktidardaki. İçeri. Halinde. De. İçine. İçeriye. Da.

In armfuls : Bol bol. Kucaklar dolusu. Kucak kucak.

In arms : Silahlı. Kucak kucak silahlanmış. Kucak kucak. Silahlanmış.

Babe in arms : Acemi çaylak. Kundaktaki bebek. Yeni. Bebek. Yeni doğmuş bebek. Saf ve deneyimsiz kimse. Yenidoğan. Kollardaki bebek.

Brother in arms : Silah arkadaşı. Omuzdaş.

Up in arm : Silahlanmış. Yasal olarak silahlanmış. İzinli olarak silahlanmış.

Companion in arms : Askerlik arkadaşı.

Comrade in arms : Silah arkadaşı.

Brothers in arms : Dost veya ahbap savaşçılar. Askeriyenin kardeş üyeleri. Silah arkadaşları.