Articulacy türkçesi Articulacy nedir

  • Açıkça anlatım kabiliyeti.
  • Telaffuz netliği.
  • Rahatça konuşabilme niteliği.
  • Düşüncelerini kolayca ifade edebilme niteliği.
  • Açıkça söyleme niteliği.

Articulacy ingilizcede ne demek, Articulacy nerede nasıl kullanılır?

Articular : Eklemsel. Oynak. Artiküler. Eklemlerle ilgili. Eklem.

Articular muscle : Mafsal kası.

Articular process : Omurun bitişik omura eklemlenen uzantısı. Zigapofiz.

Articular rheumatism : Eklem romatizması.

Articulata : Brakiyopodların bir sınıfı. Artikulatlar. Vücutları ve uzuvları birleştirilmiş bölümlerden oluşan hayvanların alt bölümü (zooloji).

Articulated arch : Eklemli yay bağ.

Articulated vehicle : Oynaklı taşıt. Mafsallı araç.

Articulate : Telaffuz etmek. Açık seçik. Eklemli. Söylemek. Açık bir şekilde ifade etmek. Sözlü ifade etmek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Anlaşılır. Açıkça söylemek.

Articulated steel bar : Eklemli çelik sarma.

Articulated shaft : Mafsallı mil.

İngilizce Articulacy Türkçe anlamı, Articulacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Articulacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supply : Yerini doldurmak. Besleme. Tedarik etmek. Sağlamak. Sağlama jüyesi. Arz. Sunum. Stok miktar. Karşılamak. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Word : Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Mesaj. Emir. İfade etmek. Haber. Kısa konuşma. Kısa görüşme. Kelime. Söz. Sözcüklerle anlatmak.

Redact : Yayına hazırlamak. Yazı haline getirmek.

Furnish : Sağlamak. Dekorasyon yapmak. Döşemek. Sunmak. Tedarik etmek. Mobilya döşemek. Teçhiz etmek. Tefriş etmek. Donatmak. Vermek.

Joint : Birlikte. Birleşik. Birleşme yeri. Ortak. Ek. Çatlak. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Ek veya oynak yeri yapmak. Birleştirmek.

Articulateness : Açıkca anlatım kabiliyeti. Tutarlılık. Konuşma sanatı.

Ask : Davet etmek. Çağırmak. Soru sormak. Aranmak. Talep etmek. Sormak. İstemek. İstirham etmek. Kaşınmak. Rica etmek.

Frame : Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Uydurmak. Ayarlamak. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak. Çerçeve. Gizli dolaplar çevirmek. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Saydam resim çerçevesi. Belirtmek.

 

Dogmatise : Dogma ifade etmek veya belirtmek (dogmatize olarak da yazılır). Ahkam kesmek. (britanya ingilizcesi) dogmatikleştirmek. Kestirip atmak. Dogmatik ifadeler kullanmak. Kesin olarak fikrini söylemek. Kesin bir dille söylemek. Kesin ifadeler kullanmak.

Formularize : Açık ve kesin ifade etmek (ayrıca formularise). Bir formüle indirgemek veya bir formülle ifade etmek. Formüllemek. Formülleştirmek.

Articulacy synonyms : lexicalise, formularise, give voice, provide, formulate, dogmatize, evince, couch, show, render, cast, phrase, put, lexicalize, express.

Articulacy zıt anlamlı kelimeler, Articulacy kelime anlamı

Inarticulate : Derdini anlatamayan. Konuşma özürlü. Belirsiz. Konuşamaz. Kendini iyi ifade edemeyen. İyi ifade edilmemiş. İnartikülat. Anlaşılmaz. Dilsiz. Eklemsiz.

Written : Yazılı. Tahriri. Yazılmış. Yazıya dökülmüş.

Uncommunicative : Konuşkan olmayan. Ketum. Çekingen. Ağzı sıkı. Az konuşur. Az konuşan.

Articulacy antonyms : devoice, voice.