Ascetic türkçesi Ascetic nedir
- Zahid.
- Sofu.
- Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş.
- Çileci.
- Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse.
- Münzevi.
Ascetic ingilizcede ne demek, Ascetic nerede nasıl kullanılır?
Ascetical : Sofu.
Ascetically : Çileci bir şekilde. Ağırbaşlı bir şekilde. Sofu bir şekilde. Zevkten uzak olarak. Kendini uzak tutarak.
Asceticism : Yüksek bir aktöreye ya da dinsel ülküye ulaşabilmek için rahatlıktan aşırı ölçüde uzak durmaya ve onu aşağılamaya dayalı bir düşün ve yaşama biçimi. Çilecilik. Riyazet. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşama. Zahitlik. Sofuluk.
Ascetics : Çileci. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Zahid. Sofu. Münzevi.
Ascetism : Kişisel zevklerden arınma. Zühdiye. Zühd. Çilecilik. Riyazet.
Ascendable : Çıkılabilir. Yükselebilir veya tırmanılabilir.
Ascend to the throne : Tahta çıkmak. Tahtı ele geçirmek. Kral olmak. Kral olarak taç giymek.
Ascend the stairs : Merdivenleri çıkmak.
Ascendancy : İtibar. Egemenlik. Hüküm. Güç. Nüfuz. Hüküm sürme. Üstünlük.
Ascend the throne : Tahta geçmek. Tahta oturmak. Tahta gelmek. Tahta çıkmak.
İngilizce Ascetic Türkçe anlamı, Ascetic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ascetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Godlier : Dindar. Dindar bir şekilde. İlahi. Rabbani. İlahi olarak.
Recluses : Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse. Toplumdan uzak yaşayan kimse. Münzevi kimse. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan. Köşesine çekilmiş. Her şeyden elini eteğini çekmiş. Keşiş. Uzak. Köşesine çekilmiş kimse.
Secluded : Mahfuz. Kimseyle görüşmeyen. Gözlerden uzak. İnzivaya çekilmiş. Mahrem. İzbe. Gizli. Tenha. Kaçınık.
Devout : Mütedeyyin. İçten. İstekli. Ciddi. Samimi. Dindar. Yürekten. (kendini) adamış. Sadık.
Eremite : İnzivaya çekilmiş kimse.
Bigot : Mutaassıp. Dar görüşlü kimse. Sabit fikirli. Bağnaz. Yobaz. Darkafalı. Bağnaz kimse.
Bluenoses : Muhafazakar kimse. Tutucu. Bağnaz. Tutucu kimse. Muhafazakar. Bağnaz kimse. Gerici. Gerici kimse.
Fanatic : Softa. Fanatik. Hasta. Mutaassıp. Fanatik kimse. Tutucu kimse. Müfrit. Aşırı meraklı. Bağnaz.
Fanatical : Yobaz. Hasta. Mutaasıp. Fanatik. Tutucu. Aşırı düşkün. Mutaassıp. Aşırı meraklı. Bağnaz.
Abstemious : Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan. Aşırılıklar bulunmayan. Aşırıya kaçmayan. Az ile yetinen (yeme içmede). Aşırı yiyip içmekten sakınan. Perhizkar. Perhiz yapan. Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda). Yeme içmede azla yetinen. Çok yemek ve içmekten sakınan.
Ascetic synonyms : ascetics, solitary, spartan, retired, devotee, devotees, recluse, fanatics, ascetical, austere, god fearing, bigots, reclusive, bluenose, eremites, devoutly religious, sequestered, anchorite.
Ascetic zıt anlamlı kelimeler, Ascetic kelime anlamı
Gluttonous : Boğazlı. Harın. Boğazına düşkün. Açgözlü. Obur. Pisboğaz.
Ascetic antonyms : nonreligious person.
Ascetic ingilizce tanımı, definition of Ascetic
Ascetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Austere. Hence, one who practices extreme rigor and self-denial in religious things. Severe. A hermit. Extremely rigid in self-denial and devotions. In the early church, one who devoted himself to a solitary and contemplative life, characterized by devotion, extreme self-denial, and self-mortification. A recluse.

Bu kısımda Ascetic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ascetic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ascetic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ascetic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.