Ascetism türkçesi Ascetism nedir

Ascetism ingilizcede ne demek, Ascetism nerede nasıl kullanılır?

Ascetic : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Münzevi. Sofu. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Çileci. Zahid.

Ascetical : Sofu.

Ascetically : Ağırbaşlı bir şekilde. Sofu bir şekilde. Zevkten uzak olarak. Kendini uzak tutarak. Çileci bir şekilde.

Asceticism : Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşama. Riyazet. Yüksek bir aktöreye ya da dinsel ülküye ulaşabilmek için rahatlıktan aşırı ölçüde uzak durmaya ve onu aşağılamaya dayalı bir düşün ve yaşama biçimi. Zahitlik. Sofuluk. Çilecilik.

Ascetics : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Sofu. Münzevi. Zahid. Çileci.

Ascend the stairs : Merdivenleri çıkmak.

Ascendant generation : Bir bireye göre daha yaşlı olan (baba, ana, amca vb.) bireylerin oluşturduğu kuşak. Eski kuşak.

Ascend : Yukarı çıkmak. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Ağmak. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yükselmek. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak.

Ascendance : Üstünlük. Kontrol. Yukarı çıkma. Nüfuz. Egemenlik. Hakimiyet. Güç. Soy.

 

Ascendable : Çıkılabilir. Yükselebilir veya tırmanılabilir.

İngilizce Ascetism Türkçe anlamı, Ascetism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ascetism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortification : Dokuların tamamının veya bir kısmının kangren, nekroz gibi ölmesi. Mortifikasyon. Küçük düşme. Kangren. Cezalandırma. Çile. Kangren (medikal tıp terimi). Rezil olma.

Abstemiousness : Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma. Aşırıya kaçmama. Ölçülü olma. Azla yetinme. Çok yiyip içmekten sakınma. Feragat. Perhizkarlık. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda).

Unorthodoxy : Gelenek karşıtlığı. Açık görüşlülük. Ortodoks mezhebinden olmama durumu. Yerleşik inanışa karşı (ortodoksluk açısından). Geniş mezheplilik. Geleneklere karşı.

Asceticism : Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşama. Zahitlik. Yüksek bir aktöreye ya da dinsel ülküye ulaşabilmek için rahatlıktan aşırı ölçüde uzak durmaya ve onu aşağılamaya dayalı bir düşün ve yaşama biçimi. Sofuluk.

Self control : Özdenetim. Kendini tutma. Kendine hakimiyet. Kendine hakim olma. İrade. Kendini kontrol etme. Soğukkanlılık. İrade gücü.

Self discipline : İç disiplin. Bir görevi tamamlamak için kendisini zorlayabilme. Öz disiplin. Kendini tutma. İç veya öz disiplin.

Heresy : Sapınç. Toplumsal değerlere aykırı görüş. Sapık düşünce. Sapkınlık. Sapıklık. Dince kabul olunmuş inançlara aykırı düşünce. Dalalet. Aykırı düşünce. Hakim olan siyasi doktrinlere karşı gelen düşünce.

Mortifications : Çile. Mortifikasyon. Tahkimat. Onuru kırılma. Kangren. Kangren (medikal tıp terimi). Aşağılama. Küçük düşme.

 

Self denial : Kendini tutma. Özveri. Nefsinden feragat. Nefsine hakim olma. Feragat. Kendinden verme.

Ascetism synonyms : theological doctrine, ascesis.

Ascetism zıt anlamlı kelimeler, Ascetism kelime anlamı

Artifact : Yapaylık. Yapay doku. İnsan eliyle yapılan şey. Elişi. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapı. İnsan eliyle yapılmış şey. İnsan yapımı. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri.

Gluttonous : Boğazlı. Harın. Açgözlü. Pisboğaz. Obur. Boğazına düşkün.