Asceticism türkçesi Asceticism nedir

  • Sofuluk.
  • Yüksek bir aktöreye ya da dinsel ülküye ulaşabilmek için rahatlıktan aşırı ölçüde uzak durmaya ve onu aşağılamaya dayalı bir düşün ve yaşama biçimi.
  • Çilecilik.
  • Riyazet.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Zahitlik.
  • Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşama.

Asceticism ingilizcede ne demek, Asceticism nerede nasıl kullanılır?

Ascetic : Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Sofu. Zahid. Münzevi. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Çileci.

Ascetical : Sofu.

Ascetically : Sofu bir şekilde. Kendini uzak tutarak. Çileci bir şekilde. Zevkten uzak olarak. Ağırbaşlı bir şekilde.

Ascetics : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse. Çileci. Münzevi. Zahid. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Sofu.

Ascetism : Riyazet. Zühd. Zühdiye. Kişisel zevklerden arınma. Çilecilik.

İngilizce Asceticism Türkçe anlamı, Asceticism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asceticism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Godliness : Dindarlık. Takva.

School of thought : Düşünce ekolü. Düşünce okulu. Düşünce tarzı.

Abstemiousness : Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma. Feragat. Aşırıya kaçmama. Çok yiyip içmekten sakınma. Ölçülü olma. Perhizkarlık. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda). Azla yetinme.

 

Doctrine : Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Düstur. Prensip. Öğreti. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Akide. Mezhep. Nazariyat. Doktrin.

Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık.

Devoutness : Ciddilik. Samimilik. İstek. Azim. Ciddiyet. Dindarlık. Diyanet.

Adaptive behavior : Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış.

Affection : Düşkünlük. Duygusal yakınlık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygulanım. Yakınlık. Hastalık. Etkileme. Meyil. Eğilim. Alaka.

Bigotry : Darkafalılık. Dar kafalılık. Bağnazlık. Yobazlık. Taassup. Fanatiklik. Gericilik.

Self control : Kendini tutma. İrade. Özdenetim. Soğukkanlılık. Kendine hakimiyet. İrade gücü. Kendini kontrol etme. Kendine hakim olma.

Asceticism synonyms : philosophical system, ascesis, religiosity, age group, mortifications, mortification, abilities, adjustment in marriage, bigotries, acculturation, acclimatation, ascetism, philosophy, fear of god, ism, age distribution, self denial, alienation, agression, self discipline, achievement motive, aesthetic, puritanism, age grade, aesthetical ideal, all round development of individual.

 

Asceticism ingilizce tanımı, definition of Asceticism

Asceticism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition, practice, or mode of life, of ascetics.